Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/27371 E. 2022/10028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/27371
Karar No
2022/10028
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : TCK'nın 314/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 62 ve 63 maddeleri gereğince mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı da gözetilerek silahlı terör örgütü yöneticiliğinden 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği görülmekle birlikte; dosya kapsamında beyanları bulunan tanıklar ..., ..., ... ile ...'un kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanlarında sanık hakkında hazırlık beyanlarında belirttikleri il imamlığı hususunun doğru olmadığını ifade ettikleri, tanık ...'in mahkeme beyanlarında ise sanığı o yıllarda (2000'li yıllar) Antalya'da il koordinatörü olarak bildiğini belirttiği, söz konusu beyanda geçen koordinatörlüğün kapsamının ne olduğunun ortaya konulamadığı, sanığın 24.07.2010 tarihli etkin pişmanlık dilekçesinde Bolu ve Antalya il imamlığı yapan şahısları belirttiği, 10.06.2021 tarihli araştırma tutanağına göre de, sanığın dilekçesinde belirttiği kişilerin farklı tarihlerde Bolu ve Antalya il imamlığı görevinde bulunduklarına dair başka dosya şüphelilerin beyanlarının olduğu tespitlerine yer verildiği, bu beyanlarda sanığın il imamlığı yaptığı iddia edilen yıllarda sanık beyanlarını destekler şekilde başka kişilerin il imamlığı yaptığına dair ifadeler olduğu, bu ifadelerde belirtilen hususlarla ilgili mahkemece araştırma yapılmadığı, ayrıca tanıkların sanıkla ilgili beyanlarında belirttikleri yılların 1990'lı yılların sonu ile 2000'li yılların başını kapsadığı, sanık hakkında 2003 yılından sonrasına ilişkin il imamlığı yaptığına ilişkin herhangi bir tanık beyanının olmadığı, yine sanığın 2010 yılından itibaren Kayseri'de Melikşah Üniversitesinde çalışmaya başladığı, Kayseri ilinde yaşadığı döneme ilişkin örgütsel konumunun belirlenmesine dair yapılan araştırmada herhangi bir bilgi tespit edilemediğinin belirtildiği hususları birlikte nazara alındığında; sanığın Bolu ve Antalya il imamlığı görevlerinde bulunduğunun her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığı ancak; dosya kapsamına yansıyan eylem ve faaliyetleri itibariyle suçunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın 24.07.2010 tarihli dilekçesiyle etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmak istediğini belirterek örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarda bulunduğu, bir takım isimler verdiği, söz konusu dilekçesinde belirttiği hususları bozma sonrası yargılama aşamasında da tekrarladığı, beyanlarında belirttiği isimlerle ilgili hazırlanan 10.06.2021 tarihli araştırma tutanağına göre de söz konusu isimler hakkında FETÖ soruşturma ve kovuşturmalarının olduğunun belirtildiği hususları nazara alındığında örgüte ne şekilde katıldığı da dahil olmak üzere örgütsel faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları hakkında konumuna uygun bilgi verdiği anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında verilen hükme nazaran tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/27371, K. 2022/10028, T. 29.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-27371-e-2022-10028-k-d2f76b42ac5c