Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/27271 E. 2025/26459 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/27271
- Karar No
- 2025/26459
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/333 E., 2021/348 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/202 E., 2019/389 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4- son cümle, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, hükümden sonra dosyaya gönderilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, yargılama aşamasında mevcut olan 21.05.2017 tarihli tutanak olduğu ve ByLock ile ilgili içerik çözümleme çalışmalarının devam ettiği de göz önüne alınarak, öncelikle var ise sanığa ait olduğu belirtilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının güncel halinin dosyaya getirtilmesi, sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, güncel içerikli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, güncel içerikli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, sanığın teşhis ettiği .... Y. hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlenip, söz konusu şahsın tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 02.12.2020 tarihinde gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile eklerinin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, ... Y.'nin ve var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. İncelenen dosya kapsamı ve delillere göre, 19.11.2018 tarihli tutanak içeriğinde, kolluk görevlilerine bağlı ekibin ring görevini ifa ettiği sırada o dönem adli makamlar tarafından aranmakta olan sanığın "haber merkezinin ... Müdüriyet X-Ray girişlerinde" olduğunun anons edilmesi üzerine buraya intikal edilmesi neticesinde yakalandığının belirtilmesi, sanığın kollukta müdafii huzurunda alınan savunmasında da, polislerin kendisinin ikametine geldiklerini ve kendisini aradıklarını eski eşinden öğrenmesi üzerine kolluk kuvvetlerine bizzat gelerek teslim olduğunu beyan etmesi karşısında, somut olayda kolluk kuvvetlerine kendiliğinden/gönüllü olarak teslim olma koşullarının oluşup oluşmadığının ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.