Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/26569 E. 2025/19516 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/26569
Karar No
2025/19516
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1063 E.,2020/1489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/109 E., 2019/111 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- T.C. Anayasasının 141/2, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında; İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında dosya kapsamında bu yönde bir beyan, belge ya da belirti delili olmaksızın, ihtimale dayanmak suretiyle sanığın örgüt tarafından sorular verilmesi suretiyle araştırma görevlisi kadrosuna yerleştirildiğinin, yine suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı şekilde sanığın eşinin de örgüt tarafından sorular verilerek emniyet kadrosuna girme ihtimalinin mahkeme kabulüne gerekçe yapılması, 2- ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan yine, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp, bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerektiğinde ve mümkün olduğu takdirde ifade/beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Kabul ve uyulamaya göre de; Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/26569, K. 2025/19516, T. 04.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-26569-e-2025-19516-k-1f069dbf737b