Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/26286 E. 2025/17800 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/26286
- Karar No
- 2025/17800
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1837E., 2020/1508 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/307 E., 2019/282 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım S.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt S. 28, Özgenç Genel Hükümler S.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Tanıkların sanık hakkındaki beyanlarının 2008 yılından sonra mahrem abilerinin düzenlediği sohbetlere katılmayı azalttığı, 17/25 Aralık süreci sonrası ise bıraktığı yönünde olduğu, veri inceleme raporunda "Etüt 2015" kaydı "0" şeklinde olmakla bu yönde olduğu, sanığın 2008 öncesi bir kaç kez dini içerikli sohbetlere katıldığı yönünde beyanı olduğu, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan veri inceleme raporunda: "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade eden; ..." koduyla ifade edildiğ de nazara alındığında; mahrem yapıda "öğretmen" konumuyla "...", "zümre başkanı" konumuyla "..." muhtemel kod adlı kişilerin isimlerine yer verilmesine göre; "..." ve "..." muhtemel kod adlı kişilerin gerçek bilgilerinin tespiti için KOM şube müdürlüğüne müzekkere yazılması, şahıslar hakkında varsa veri inceleme raporunun temini, bu kişilerin veri inceleme raporunda bulunan başka polis memurları var ise bu kişiler ile ilgili soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp dosyalarının getirtilerek incelenmesi, sanık yönünden delil olabilecek bilgi belgeler ile şahısların aşama beyanlarının onaylı örneklerinin dosyaya derci sağlanarak, örgütlü suçlar bilgi bankasından da araştırma yapılıp alınacak sonuçların 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, ilgili şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.