Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/25579 E. 2025/26094 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/25579
- Karar No
- 2025/26094
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1295 E., 2021/311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/124 E., 2020/211 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Temyiz kanun yolu aşamasında, Konya İl Emniyet Müdürlüğünün 20.08.2021 tarihli yazısı ekinde dosyaya gönderilen başka dosya şüphelileri ... Ç. ve ... F'nin beyan ve teşhislerinin, 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince duruşmada okunmaması, sanığın ... nezdinde talimat tarihinden önce açılmış hesabının bulunmasının ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam eden mutad hesap hareketlerinin ve müzahir sendika üyeliğinin müsnet suç bakımından delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi hususları, tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sonuca etkili bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında, TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün 6. paragrafına " ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibareleri eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.