Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23276 E. 2025/16607 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/23276
Karar No
2025/16607
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/526 E., 2020/19 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/43 E., 2018/29 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 58/9, 58/6, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 esas 2017/5155 karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri, savunması, tanık beyanlarının içeriği ve sair deliller nazara alındığında; dosya kapsamında sanığın savunmasının aksini ortaya koyan, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile bağlandığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gözetilmeksizin, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule ve uygulamaya göre de, A. Tanık beyanlarında sanığın mütevelli grubunun içinde yer aldığına dair bir iddia yer almamasına rağmen, Mahkemece dosyanın esası ile uyumlu olmayacak şekilde sanığın mütevelli grubunda yer aldığının hangi deliller nazara alınarak kabul edildiği tartışmasız bırakılarak yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, B. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumunun bulunması, C. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi kapsamında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken, uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin aynı Kanun'un 58/6. maddesinin gösterilmesi, D. İlk Derece Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin, sanığın yakalanması suretiyle temadinin kesildiği tarih olan "17.11.2016" yerine "15.07.2016" şeklinde yazılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/23276, K. 2025/16607, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-23276-e-2025-16607-k-d65a5c2e6659