Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20486 E. 2025/6117 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/20486
- Karar No
- 2025/6117
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/56 E., 2020/919 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/241 E., 2018/222 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/6-7-9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/226743 numaralı soruşturma dosyası ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma bulunduğu anlaşılmakla, söz konusu soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp dava açıldığının tespiti halinde iş bu dava dosyasıyla birleştirilmesi hususunun tartışılması, dava açılmaması halinde ise Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosyanın aslı veya onaylı örneğinin dosya münderecatına dahli ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususunda şüphe bulunmamakla birlikte savunmasında örgütle bağlantısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, öncelikle HTS inceleme ve tespit tutanağında sanığın ardışık olarak arandığı bildirilen ..., ..., ... ve ... isimli asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya kovuşturma olup olmadığı hususu tespit edilerek sanık ile ilgili aşama beyanları getirtilip, tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenilmelerine müteakip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin hükümden sonra gelen Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2020 tarihli ve 2020/43743 soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve ekleri ile ...’ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadelerinin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup, ...’ın da duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmesinden ve sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan “10.04.2018” tarihi yerine gerekçeli karar başlığında “10.04.2018 ve öncesi” şeklinde gösterilmesi, b. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.