Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/18265 E. 2025/22098 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18265
- Karar No
- 2025/22098
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/7 E., 2020/883 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/95 E., 2018/309 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1 58/9 yollamasıyla 58/6, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. İlk derece yargılaması aşamasında ... Kurumu'nda tutuklu olarak bulunan sanığın, karar celsesi olan 30.11.2018 tarihli celsede SEGBİS ortamındaki bağlantı kesikliğinin sorun yarattığını ve mahkemede bizzat bulunmak istediğini beyan etmesi, sanık müdafiinin de 12.09.2018 tarihli celsede sanığın mahkemede hazır bulunması halinde daha detaylı savunma yapabileceğini beyan etmesi karşısında, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk halinin ne olduğuna dair somut olgulara dayanan ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konmadan sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp hüküm kurularak 5271 sayılı CMK'nın 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında aynı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2. Hükümden sonra dosyaya sanık ile ilgili beyanları gelen ... isimli şahsın söz konusu ifade ve teşhis tutanakları itibarıyla, yargılama aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanlarında sanığı tanımadığını beyan eden aynı ad ve soyaddaki tanığın kimlik bilgilerinin anılan şahıs ile farklılık arz ettiği görülmekle, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, hükümden sonra dosyaya gelen deliller kapsamında; -UYAP sistemi üzerinden 07.12.2018 tarihinde gelen- kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve bu bilgiler doğrultusunda yazı ekinde yer alan ...'nın beyanının ve teşhisinin, -UYAP sistemi üzerinden 28.04.2021 tarihinde gelen- ardışık arama iddiasını içeren kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile eklerinin, ilaveten söz konusu iddiaya ilişkin var ise HTS analiz tutanaklarının yahut raporlarının mahkemece celp edilmesi neticesinde anılan tutanakların ve raporların, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak ayrıntılı şekilde savunmaları alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi lüzumunun bulunması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.