Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/15983 E. 2025/25234 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15983
Karar No
2025/25234
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/37 E., 2020/948 K. İLK DERECE : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/487 E., 2018/306 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un5/1; TCK’nın 221/4-2. cümle, 62, 53/1-2-3, 58/9. maddesi delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; Sanıklar hakkında soruşturma başladıktan sonra dosya içerisinde bulunan 04.08.20 16... .08.2016 tarihli tutanaklardan da anlaşılacağı üzere emniyet görevlilerince aranmaları üzerine gönüllü olarak kolluk birimlerine giderek teslim olup, soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldıkları süre, örgüt içindeki konumları ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiklerinin anlaşılması karşısında, haklarında TCK'nın 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması,

2. Kabul ve uygulamaya göre ise; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin, CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun “sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulması yönündeki görüşüne tarafımdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2017 tarih ve 2017/28465 esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarih ve 2017/487 E., 2018/306 K. sayılı ilamıyla sanıklar hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği, bu kararlara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 16.10.2020 tarih ve 2019/37 esas, 2020/948 sayılı kararıyla “istinaf başvurularının esastan reddine” dair karar verildiği, sanıklar müdafilerinin yasal süresi içerisinde anılan kararları temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları kabul edilen sanıkların dosya kapsamına yansıyan beyanlarında bu kabule uygun olacak şekilde MİT Müsteşarlığında çalıştıkları döneme ait örgütsel faaliyetleri ve örgüt üyeleri ile ilgili (örgütün MİT mahrem yapılanması kapsamında .. .. vb.) beyanda bulunmamaları, yine sözü edilen kurumda çalışmalarından önceki döneme ilişkin olarak, her ne kadar kendiliğinden gelmiş iseler de etkin pişmanlık içermeyen, sonradan çıkan deliller karşısında gönüllülük esasına göre verilmediği anlaşılan suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanları gözetildiğinde; sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ancak haklarında aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu hususun eleştiri nedeni yapılarak hükümlerin onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi yönündeki bozma düşüncesine katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/15983, K. 2025/25234, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-15983-e-2025-25234-k-b1e6b0cdaabc