Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/15065 E. 2025/8642 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15065
Karar No
2025/8642
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/638 E., 2020/237 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/531 E., 2018/285 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-son, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarih ve 2017/4227 Esas, 2018/3132 sayılı Kararında açıklandığı üzere, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı dikkate alındığında, müsnet suç için kanunda öngörülen cezaların tür ve miktarı itibariyle CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu ve kural olarak zorunlu müdafii katılmadan yargılamanın icra edilip bitirilmesine yasal imkan bulunmadığı nazara alınıp, sanığın sorgusunun yapıldığı 24.08.2017 tarihli celse de dahil tüm esaslı işlemlerin yapıldığı hiç bir celseye katılmayan müdafii hakkında anılan kanunun 151. maddesi uyarınca gereğine tevessül edilmesi gerektiği düşünülmeden, sanık ve müdafiinin esas hakkındaki mütalaya karşı savunmaları alınmadan sanık hakkında karar verilerek, "duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın karar verilmesi suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1- e maddelerine muhalefet edilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin tatbiki için, "suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi" gerektiğinden, hakkında ceza soruşturması bulunan şüphelinin yakalanmadan önce yetkili merciilere gönüllü olarak teslim olsa/kendiliğinden gelse bile bu aşamada örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermemesi halinde anılan normun uygulanma imkanı bulunmayacağı ve fakat şartları oluşmuş ise cezada indirim öngören şahsi sebep olarak düzenlenen ikinci cümlenin tatbik edilebileceği gözetilmelidir. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas, 2015/1292 Karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565 Esas, 3464 sayılı Kararları). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; hakkında müsnet suçtan başlatılan soruşturma kapsamında verilen arama/yakalama kararına istinaden 25.04.2017 tarihinde ikametinde yapılan aramada bulunamayan sanığın, 26.04.2017 tarihinde kendiliğinden gelerek KOM şube müdürlüğüne teslim olmak suretiyle, anılan örgütle irtibatı, örgütsel faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili konumuna uygun faydalı bilgiler verdiğinin kabul edilmesi karşısında hakkında etkin pişmanlık kurumunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması ile sanık hakkında anılan kanun maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi ile anılan fıkranın ikinci cümlesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/15065, K. 2025/8642, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-15065-e-2025-8642-k-5a89c7a322c6