Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/13669 E. 2025/7948 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13669
- Karar No
- 2025/7948
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/175 E., 2020/346 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/445 E., 2018/779 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62/1, 53, 221/5, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; polis memuru olarak görev yapmaktayken ihraç edilen, hakkında soruşturma olduğunu öğrendikten sonra davet üzerine kendiliğinden gelerek etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini ifade eden sanığın örgütün görünen yüzü sonrası örgütle irtibatını kopardığı yönündeki değişmeyen savunmasıyla çelişki oluşturacak şekilde ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kartın incelenmesi neticesinde oluşturulan veri inceleme raporunun 2015 Mart Alan bölümünde FETÖ mensubu olup “gassalın elindeki meyyit” olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memurlarını ifade eden “SAYV” şeklinde kodlandığının anlaşılması karşısında, sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve aşamalardaki ifadelerinin etkin pişmanlık şartlarını taşıyıp taşımadığının anlaşılması bakımından, öncelikle belirleyici delil niteliğinde olan tanıklar ... ve ...’ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması; veri inceleme raporunda sanığın zümre başkanı olduğu belirtilen “...”, öğretmeni ve vekili olduğu belirtilen “...” isimli şahıslar hakkında ilgili birimler nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilip yakalanmış iseler tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; ayrıca sanığın tüm görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle başkası adına oluşturulan operasyonel hat kullanıp kullanmadığının, operasyonel hat kullandığının belirlenmesi halinde bu hat ile örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının tespit edilmesi; yine UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında bilgi ya da beyana rastlanılması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin de duruşmada tanık olarak dinlenmelerine mütakiben elde edilen tüm bilgi ve belgelerin hükümden sonra gelen ...’ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleriyle birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup ...’nın da duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanık ve müdafiine diyecekleri sorularak tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre; Sanık hakkında henüz yakalama işlemi yapılmadan davet üzerine gönüllü olarak kendiliğinden teslim olup etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin tespit edilmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun, “1. Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; polis memuru olarak görev yapmaktayken ihraç edilen, hakkında soruşturma olduğunu öğrendikten sonra davet üzerine kendiliğinden gelerek etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini ifade eden sanığın örgütün görünen yüzü sonrası örgütle irtibatını kopardığı yönündeki değişmeyen savunmasıyla çelişki oluşturacak şekilde ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kartın incelenmesi neticesinde oluşturulan veri inceleme raporunun 2015 Mart Alan bölümünde FETÖ mensubu olup “gassalın elindeki meyyit” olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memurlarını ifade eden “SAYV” şeklinde kodlandığının anlaşılması karşısında, sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve aşamalardaki ifadelerinin etkin pişmanlık şartlarını taşıyıp taşımadığının anlaşılması bakımından, öncelikle belirleyici delil niteliğinde olan tanıklar ... ve ...’ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması; veri inceleme raporunda sanığın zümre başkanı olduğu belirtilen “...”, öğretmeni ve vekili olduğu belirtilen “...” isimli şahıslar hakkında ilgili birimler nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilip yakalanmış iseler tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; ayrıca sanığın tüm görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle başkası adına oluşturulan operasyonel hat kullanıp kullanmadığının, operasyonel hat kullandığının belirlenmesi halinde bu hat ile örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının tespit edilmesi; yine UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında bilgi ya da beyana rastlanılması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin de duruşmada tanık olarak dinlenmelerine mütakiben elde edilen tüm bilgi ve belgelerin hükümden sonra gelen ...’ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleriyle birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup ...’nın da duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanık ve müdafiine diyecekleri sorularak tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre; Sanık hakkında henüz yakalama işlemi yapılmadan davet üzerine gönüllü olarak kendiliğinden teslim olup etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin tespit edilmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2018 tarih ve 2017/21085 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarih ve 2018/445 E. - 2018/779 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarih ve 2019/175 E. - 2020/346 K. sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanık hakkındaki suçun sübut noktasına varıp varmadığı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; gerekçesi aşağıda açıklandığı üzere etkin pişmanlık şartları taşımayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesininin uygulanmasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; Polis memuru olarak görev yapmaktayken ihraç edildiği, tanık beyanlarına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem imamları tarafından düzenlenen sohbet adı altındaki toplantılarına 2014 Temmuz ayına kadar katıldığı ve aynı zamanda sohbet grubunun sorumluluğunu üstlendiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporunun 2015 yılı Mart ayına kadar polis memurlarının örgütle ilişkinin belirtildiği “2015 MART ALAN” kısmında FETÖ mensubu olup “gassalın elindeki meyyit” olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memurlarını ifade eden “SAYV” şeklinde kod verilmesine göre örgütün görünen yüzünün ortaya çıkmasından sonra da örgütle bağını koparmadığı, tanık beyanında yer alan sanığın sohbet grubunun sorumluluğunu üstlendiğine dair beyanının veri inceleme raporuyla da uyumlu olduğunun belirlenmesi karşısında, sanığın örgütün görünen yüzü sonrası örgütle bağını kopardığı, öncesinde ise sohbetlere sadece dinleyici olarak katıldığı ve sorumluluk üstlenmediği yönündeki savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olup tevilli ikrardan öteye geçmediğinden etkin pişmanlık hükümlerinin şartlarını taşımadığı anlaşılmakla; sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çoğunluğun “eksik araştırma” nedeniyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.