Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/13358 E. 2025/16619 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13358
- Karar No
- 2025/16619
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1786 E. - 2020/905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/326 E. - 2018/271 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosya kapsamı itibarıyla, yargılamanın ilk üç celsesinde tutuklu olan sanığın savunmaları zorunluluk sebebi gösterilmeden SEGBİS yoluyla alınmış ise de, üçüncü celse ara kararı ile sanığın tahliyesine karar verildiği, karar celsesi olan dördüncü celsede tutuksuz olan sanığın duruşmaya bizzat gelerek mahkeme huzurunda savunmalarını sunma imkanına sahip olduğu gözetilerek, sanık müdafinin sanığın savunmalarının SEGBİS yoluyla alınmasının savunma hakkını kısıtladığına dair temyiz itirazları isabetli bulunmamış olup; 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılaması yapılan sanığın ve müdafinin yokluğunda iddia makamının esas hakkında mütalaasını sunduğu ve aynı celsede esas hakkında savunmaları alınmadan mahkumiyet hükmü kurulduğu nazara alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 197 nci maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi, adaletin selameti ve sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alınarak, savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde sanık ve müdafii esas hakkında mütalaadan haberdar edilmeksizin, dosyayı inceleyerek son savunma hazırlayabilmeleri için sanık ve müdafine makul süre verilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 216/1 ve 289/1-h maddelerine muhalefet edilmesi, 2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan, yargılama aşamasında talimat yolu ile beyanları alınan yahut beyanları hiç alınmayan tanıkların, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK'nın 180/1-2-5 inci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar ... . nin, ... . nın, ... . nin ve ... . nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı CMK'nın 181/1 inci maddesi ve aynı Kanun'un 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 3. Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden sorularak getirtilmesi, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 25.02.2025 tarihinde gelen ... . isimli şahsa ait ihbar ve bilgi alma tutanaklarının ve elde edilecek sair delillerin, 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. İlk Derece Mahkemesinin 02.01.2018 tarihli ikinci celse duruşma zaptının ve bu celseye dair SEGBİS çözüm tutanağının farklı mahkeme başkanları ve üye hakimler tarafından elektronik imzalı şekilde imzalanmış olması, 5. Kabule ve uygulamaya göre de, İlk derece mahkemesi karar başlığında, sanığın 11.08.2016 - 13.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığına dair bilgiye yer verilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.