Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/13171 E. 2025/9805 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13171
Karar No
2025/9805
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/608 E., 2020/696 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/322 E., 2020/69 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların, veri inceleme raporunda zümre başkanı olarak belirtilen ... bey, öğretmen olarak belirtilen ... bey ve vekil olarak belirtilen ... isimli kişilerin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ayrıca uyap örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında başkaca beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak var ise aşama beyanlarının onaylı suretlerinin getirtilmesi, mümkün olması halinde tüm şahısların tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun “sanık ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün “EKSİK ARAŞTIRMADAN” dolayı bozulması yönündeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın somut olayda dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hizmetler sınıfında polis memuru olarak görev yaparken ihraç olan, ... kod gizli tanıktan elde edilen veri inceleme raporunda SAY (Fetö mensubiyeti olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memuru) olarak kodlanan, bylock tespit değerlendirme tutanağı temin edilememişse de, CGNATT kayıtlarında örgütsel iletişim ağına dahil olduğuna yönelik emare bulunan, kovuşturma aşamasında ifadesinden kısmen dönmüş olsa da, tanık ... üstünlük tanınan soruşturma beyanında “sanığın kendilerinden sorumlu olduğunu, kendilerini askeri liseye hazırlayan, grup yapan şahıs olduğunu, sonrasında kendisini ... kod adlı şahsa devrettiğini” söylemesi karşısında çok öncesinden örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup mahrem sınıfında görev yapan sanık ...’nın; üzerine atılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmakla, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun “eksik araştırmadan kaynaklı bozma” düşüncesine tarafımdan iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/13171, K. 2025/9805, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-13171-e-2025-9805-k-e0130d0891ec