Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/13151 E. 2025/7911 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13151
Karar No
2025/7911
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/467 E.,2020/595 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/202 E., 2019/296 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafine bildirilmeden, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK 180/1 ve 181/1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahısların tespiti ile uyap örgütlü suçlar bilgi bankasından başkaca beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bitlis 2 Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun “silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eksik araştırma yönündeki bozma gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2018 tarih ve 2018/5168 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda yetkisizlikle gönderildiği Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarih ve 2018/202 Esas, 2019/296 sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/467 Esas, 2020/595 sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, örgütsel gizli haberleşme ağı olan ByLock programına dahil olan sanık hakkında, ...'in "Bursa'da komiser yardımcılığı kursunu kazanmamız sebebiyle cemaat tarafından bir araya getirilip tanıştırıldık" şeklindeki beyanı, sanık ile ilgili tanzim edilen veri inceleme raporunda A4 şeklinde kodlandığı, ilgili kodlamanın "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati, ve bağlılığı üst seviyede olan kişiyi ifade ettiği" anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin bugüne kadar Yargıtay 16. Ceza Dairesi (kapatılan) ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarından da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun “eksik araştırmaya yönelik” bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/13151, K. 2025/7911, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-13151-e-2025-7911-k-e5ea62013600