Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/10951 E. 2023/1135 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10951
Karar No
2023/1135
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2019 tarihli ve 2017/140 Esas 2019/392 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/1467 Esas, 2020/756 sayılı Karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; müvekkilinin esnafların katıldığı sohbetlere katılmak dışında başka bir bağının bulunmadığına, ByLock ithamını dahi burada duyduğuna, ayrıca bylock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmediğine, bankasya hesap hareketleri incelendiğinde talimatlarla tersi yönde hesap artışı olduğuna, müvekkilinin iki dijitürk aboneliği olduğuna, örgüt talimatı ile hareket etmiş olsaydı her iki üyeliğini birden iptal ettirmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, ByLock sorgu raporları, tanık beyanı, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanık ...'ın Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'nın cevabi yazısında bildirildiği üzere, kendi adına kayıtlı ve bizzat kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği (532) (...) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden ilk tespitin yapıldığı 13.09.2014 ile son tespitin yapıldığı 11.03.2015 tarihleri arasında, 3519880667559805 IMEI nolu telefon ile ByLock iletişim sisteminin hizmet verdiği 46.166.160.137 numaralı hedef IP üzerinden 25 kez sinyal alıp vermek suretiyle ByLock'u kullandığı, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketi'nin 04.06.2018 tarihli cevabi yazısında, sanık adına 5645143 numaralı üyeliğin 09.10.2015 tarihli dilekçe ile "uygulamış olduğu kanal sansüründen dolayı iptal" istemi üzerine sonlandırıldığının bildirildiği, Tanık N.B.'nin mahkememizde alınan beyanında: "Ben ... isimli bir kişiyi tanıyamadım. Görsem belki tanırım. Ekranda bana göstermiş olduğunuz kişiyi tanıyamadım, K. T. diye benim bir ev arkadaşım vardı. 2009-2010 yılında birlikte o zamanlar cemaat olarak bildiğim FETÖ evlerinde kalıyorduk. Önceki ifademde 2013 yılında İstanbul'daki öğrencileri ziyarete gittiğimde K. T.'nin ricası ile bu şahsın evinin anahtarını bize verdi ve şahsın Kartal Cevizlideki evini astsubay öğrencilerine program yapmak amacıyla kullandık demiş olabilirim, böyle bir olay gerçekleşti, ancak ben huzurdaki sanığın ifademde geçen kişi olup olmadığından emin değilim. Şahsı sadece bir kere görmüştük, K. T. ile anahtar almaya gitmiştik, dediğim gibi huzurdaki sanığın anahtarı aldığımız kişi olup olmadığını hatırlamıyorum, ancak şunu da belirtmek isterim ki biz evin anahtarını alırken evde öğrencilere program yapıcağız şeklinde bilgi vermedik, bilgisinin olmadığını düşünüyorum. Genelde anahtarını aldığımız evin sahipleri evde ne yapılacağını bilmez" şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık S.T.'nin mahkememizde alınan beyanında özetle; F. K. K.'yi 2013-2014 yılları arasında yapılan sohbetlerden tanıdığını, sohbetlerde cevşen, Kur'an-ı Kerim, hadis, Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğunu ve Fetullah Gülen'e ait videolar izletildiğini, sohbetleri İ. K. adında birinin yaptığını ve sohbetlerin haftada bir yapıldığını, bazen işyelerinde çoğu zamanda dışarıda yapıldığını, şehir dışına iş gezisine gittiğinden dolayı sohbetlerin ne sıklıkla ve nerede yapıldığı hakkında çok fazla fikrinin olmadığını, sohbetlerin ibadet amaçlı yapıldığını, bu sohbetlere farklı iş kollarında çalışan kişilerin katıldığını, sanık F. K. K.'nin aydınlatma işiyle ilgilendiğini, evli olduğunu, Karadenizli olduğunu, iki çocuğunun olduğunu hatırladığını, sanığın ByLock ve kod adı kullanıp kullanmadığını bilmediğini, sohbeti veren İ. K. adındaki kişinin sohbete gelenlere hadis, ayet paylaşımı için bir program yüklediğini ama hatırladığı kadarıyla bu programın ByLock olmadığını, sadece sohbete katıldığını, sanığın da ibadet amaçlı sohbetlere katıldığını, 17-25 Aralık sürecinden sonra sanığın sohbetlere gidip gitmediği konusunda bir bilgisinin olmadığını beyan ettiği, sanık savunmalarında da sohbetlere gittiğini kabul ettiği anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosyada tanık olarak beyanı alınan S.T.'nin beyanlarına göre sanığın örgütün görünen yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgütle olan bağlantısını devam ettirdiği de nazara alındığında dosyadaki mevcut delil durumunun suçun sübutu bakımından yeterli olduğundan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiş, ancak; Sanığın temyiz aşamasında 21.12.2022 tarihinde sunduğu dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak ve örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediğini bildirmesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/1467 Esas, 2020/756 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/10951, K. 2023/1135, T. 06.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-10951-e-2023-1135-k-baaa84c620a6