Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/10489 E. 2023/1134 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10489
- Karar No
- 2023/1134
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2017/613 Esas, 2018/70 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3üncü maddesi ile 5 inci maddesinin, Türk Ceza Kanunu'nun 62'inci maddesinin birinci fıkrası, 58'inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2018/1030 Esas, 2020/634 sayılı Karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun hüküm kurulurken 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 5 inci maddesi şeklinde gösterilmesi hususu düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; müvekkili hakkında eksik inceleme ile karar verildiğine, örgüte sempati duymanın suç oluşturmayacağına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, ByLock sorgu raporları, tanık beyanı, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre FETÖ silahlı terör örgütü tarafından 15.07.2016 tarihinde gerçekleştirilmek istenen darbe girişimi ve terör örgütünün diğer örgütsel faaliyetleri kapsamında ülke genelinde yürütülen adli ve idari incelemeler kapsamında, idare tarafından açığa alınan sanık hakkında da soruşturma başlatıldığı, sanığın 09.11.2016 tarihli ByLock sorgusunda, 0553 (...) (..) (..) GSM hattı üzerinden KIRMIZI RENK KODLU ByLock kullanıcısı olduğu, sanığın savunmasında ByLock kullanmadığını bildirmesi üzerine yeniden yapılan 26.01.2017 tarihli sorgulamada, 0506 (...) (..) (..) ve 0553 (...) (..) (..) GSM numaraları üzerinden 35796205001572 ve 35491605585383 IMEI numaralı cihazlar ile ilk tespit tarihi 09.11.2014 ve 25.08.2014 olmak üzere ByLock kullanıcısı olduğu, sanığın eşi C.İ.'nin ve ...'in ayrı ayrı 01.12.2016 tarihinde 0553 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinde kapama işleminin yapıldığını, işlem tarihinde ...'in tutuklu olduğunu, bu yüzden yapamayacaklarını iddia etmeleri üzerine soruşturmaya başlanıldığı, getirtilen GSM kütük bilgilerinden ise ByLock tespiti yapılan 0553 (...) (..) (..) numaralı hattın 17.10.2006 tarihinde açıldığı, 0506 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının ise 15.05.2008 tarihinde açıldığının tespit edildiği, bu sebep ile şikayet konusu edilen hususun ByLock tespitine ilişkin delil durumunda bir değişiklik yaratmayacağı, sanığın her iki GSM hattı ile ByLock kullanımına ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının dosya içerisine geldiği, her ne kadar içeriklerin tamamı tespit edilememiş ise de; ByLock tespit ve değerlendirme raporları ile sanığın giriş sayısı, gelen giden mesaj ve mail sayıları ile arama kayıtları, katıldığı grupların ve mesajlaşmalarının tespit edildiği, mahkememizce tanık sıfatıyla ifadesi alınan İ.S.'nin ifadesinde; “biz ... ile birlikte sadece 2014-2016 yılları arasında sohbetlere giderdik, keyfiyet programı yapardık. Sohbetleri N. isimli bir şahıs verirdi. Sohbetler farklı yerlerde yapılırdı. FETÖ ye ait kitapla okunurdu, himmet verilmekteydi. Sanık da himmet verirdi, benim hakkımda FETÖ kapsamında soruşturma vardır. Dosyam savcılıktadır. Toplantılarda herhangi yasa dışı faaliyet konuşulmadı sadece dini konular konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek hüküm kurulurken 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 5 inci maddesi şeklinde gösterilmesi hususu düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında da belirtildiği üzere ByLock programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı nazara alındığında, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi, tanık olarak dinlenen İ.S.'nin beyanlarına göre sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da bağını devam ettirdiğinin anlaşılması karşısında sanığın ByLock programını kullanmadığına ve örgüt üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmeyerek atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmeyerek sair temyiz itirazları reddedilmiş ancak; Sanığın temyiz aşamasında 30.12.2022 tarihinde sunduğu dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak ve örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediğini bildirmesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2018/1030 Esas, 2020/634 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.