Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/21346 E. 2025/2128 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21346
- Karar No
- 2025/2128
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2247 E., 2019/1365 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/196 E., 2018/210 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 06. 09.2016; (...) HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; karı koca olan sanıkların aynı dosyada aynı suçtan yargılandığı davada, aynı avukat tarafından savunulmaları nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine ortak müdafiiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152 nci maddelerine aykırı davranılması, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadıklarını bildiren sanıkların savunmalarının denetlenmesi bakımından, öncelikle hükümden sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan ve sanık ...’ya ait olduğu bildirilen “499902” ve “506120” ID numaralı tespit ve değerlendirme tutanakları ile ...’ya ait olduğu bildirilen “467200” ve “273639” ID numaralı tespit ve değerlendirme tutanaklarının roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, aynı suçtan haklarında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı belirlenip sanıklarla ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması, varsa dosyalarının celp edilip incelenmesi, gerekirse tanık olarak dinlenilmeleri; yine UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılarak tespit edilmesi halinde bu şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmelerine müteakip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine duruşmada okunarak diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; Sanıkların çocuklarını örgüte müzahir eğitim kurumuna göndermelerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.