Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16601 E. 2023/1246 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16601
- Karar No
- 2023/1246
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/241 E. ,2019/1008 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2018 tarih ve 2018/216 Esas, 2018/315 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarih 2019/241 Esas, 2019/1008 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın örgüt yapılanması içerisindeki konumu ve yeri konusunda hazırlık aşmasında kendisine sorulmadan tüm esasa ilişkin konularda samimi beyanlarını sunduğuna, sanığın vermiş olduğu bilgilerin terör örgütünün deşifresine yönelik gerekli katkıyı sağladığı ve samimi olduğu gözetilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanmadığına, verilmiş kararın sanık hakkında şahsileştirilmesinde hatalı ve hakkaniyetsiz davranıldığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında öncelikle beraat aksi kanaat hasıl olur ise etkin pişmanlık hükümlerinden üst hadden faydalandırılmasına karar verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 2012 yılında Astsubay Meslek Yüksek Okulu sınavlarına girerek kazandığı, 2014 yılında mezun olduğu, kura çekerek Aydın İlinde göreve başladığı, aşamalardaki beyanlarına da yansıdığı üzere 2012 yılında lise son sınıfta iken Arif kod ismi ile tanıdığı A. Ç. isimli kişinin daveti ile örgüt çalışma evlerine gittiği burada o dönemde cemaat yapılanması olarak ortaya çıktığını belirttiği örgütle tanıştığı, sınavı kazandıktan sonra Ankara'da eğitim görürken Arif kod ismi ile tanıdığı A.Ç. kişinin sanığı arayarak görüşme talebinde bulunduğu, sanığın kura çektikten sonra A. Ç. ile bir örgüt evinde görüştüğü ve görev yeri olan Aydın'da kendisi ile ilgilenecek olan Y.Y. ile tanıştırıldığı, sanığın Eylül 2014 yılında kura sonucu Aydın İli Çine İlçesi Jandarma Komutanlığı’nda göreve başladığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olmaktan işlem yapılan O.D. isimli aynı karakolda görev yaptığı arkadaşı ile birlikte eve çıktıkları, 3-4 ay sonra Y.Y. isimli kişinin sanığı aradığı görüşme talebinde bulunduğu ve sanığın ikrar ettiği şekliyle Y. Y. isimli sivil imam ile 3-4 kez görüştüğü, örgüt mensubunun 2014 yılı Kurban bayramında sanıktan kurban adı altında para talep ettiği, sanığın kabul etmeyerek para vermediği, örgüt içerisinde sanığa "Hamza" olarak hitap edildiği anlaşılmakla; Dosyada bulunan 04.06.2018 havale tarihli Bank Asyadan gelen cevabi yazıya göre sanığın banka nezdinden açılmış bir hesabının bulunmadığı, Aydın Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü'nden gelen 01.06.2018 tarihli belgeye göre sanığın KHK ile kapatılan derneklerde üyelik kaydına rastlanılmadığı ve Aydın Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 06.04.2018 tarihli araştırma raporuna göre; sanığın ByLock kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. 14.03.2018 tarihli HTS Analiz Raporuna göre sanık örgüt mensubu sivil imamlar tarafından aranmış ve görüşmelere davet edilmiştir. Belli dönemler ismini verdiği örgüt mensupları ile görüşen sanık etkin pişmanlıkta bulunmuş aşamalarda birçok kişinin örgütle bağlantısı olduğuna dair beyanlarda bulunmuş ve bu kişilerin isimlerini vermiştir. Dosyada bulunan 21.05.2018 tarihli tutanak içeriğinden anlaşıldığı üzere ismini verdiği bu kişilerle ilgili kolluk kuvvetlerince araştırmalar yapılmış ve beyanlarının örgütteki konumu ile uygun, faydalı olduğu belirtilmiştir. Sanığın hakkında başlatılan soruşturma sonrasında sanığın 10.04.2018 verdiği ilk beyanında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak ifade verdiği anlaşılmıştır. Sanığın kendi beyanlarına yansıdığı şekli ile öğrencilik yıllarından itibaren bu örgüt içerisinde mensup olarak yer aldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere sanığın etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu, yapılan araştırma sonucunda ve mahkemenin değerlendirmesi ile sanığın beyanlarının samimi olduğu konusunda heyetimizde tam bir kanaat oluşmuştur. Verdiği beyanların mahiyeti ve doğurduğu sonuçlara ilişkin araştırma sonucu sanığın pişmanlığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle TCK'nın 221/4 üncü maddesinin son cümlesi uyarınca cezasından indirim yapılmak suretiyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak ceza tayin edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde; örgüt çalışma evlerinde hazırlanarak girdiği askeri sınavları kazanarak Jandarma astsubayı olarak görev yapan, kod adı kullanan sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirterek örgüt içerisinde mahrem abilerin daveti üzerine sohbet toplantılarına katıldığına yönelik ikrar içerir beyanları ve teşhisleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediği, ancak; TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikleri de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları teşdit sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61/3 üncü maddesine muhalefet edilerek yazılı gerekçe ile fazla ceza tayini nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarih 2019/241 Esas, 2019/1008 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.