Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16531 E. 2023/1050 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16531
- Karar No
- 2023/1050
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1953 E. 2019/296 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/12 Esas ve 2018/304 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 61, 62, 53, 58/6, 58/7, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 3, 5/1. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1953 Esas, 2019/296 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, Sanık hakkında, verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına, delillerin birbiri ile örtüşmediğine, delillerin aleyhine ve yanlış nitelendirildiğine, müvekkilin atılı suçu işlemediğine, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın terör örgütü üyesi olduğunu gösterir şüpheden uzak kesin delil elde edilmediğine, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "Dosyada mevcut ByLock sorgu sonucuna göre sanık ...'in adına kayıtlı olan ve kendisi tarafından kullanıldığını samimi olarak ikrar ettiği 0541 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden 359747050757320 imei numaralı LG G PRO marka model cep telefonu ile örgütün kriptolu haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olduğu, dosyamız arasında bulunan CGNAT sorgu raporuna göre sanığın bylock programını 24.03.2015/25.02.2016 tarihlerinde kullandığının, bu programa 54 kez bağlantı yaptığının anlaşıldığı, Yargıtay 16. Ceza Dairesi 14.04.2017 tarih 20177/1443E-4758K numaralı kararında da belirtildiği gibi oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock programını kullandığının sabit olması, soruşturma aşamasında telefonuna ByLock yüklendiğini kabul etmesi ve Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliğinde müdafii eşliğinde yapılan sorgusunda bu beyanlarını doğrulaması örgütün sohbetlerine katılması,örgütle irtibatlı olduğundan bahisle kayyum atanan Sürat Kargoda şube müdürü olarak görev yapması ve sanığın çalıştığı Sürat Kargo özel bir şirket olmasına rağmen örgüt uygulaması gereği değişik illere tayininin yapılarak görevlendirilmesi karşısında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olma suçunu işlediği, örgütün emir ve talimatlarını hiyerarşik yapı içerisinde yerine getirdiği, bu talimatlar doğrultusunda faaliyette bulunduğu, sanığın eylemlerinin çeşitliliği ve yoğunluğu, üstten aldığı emirleri uygulama konusunda ortaya koyduğu tavırlar, bu emir ve talimatlar doğrultusunda faaliyette bulunması hususları beraber değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği, bu hali ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun tüm unsurları ile oluştuğu sabit görülmüş ve sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu tayini açısından belirleyici olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilip, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığının saptanması, varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Fatih Akkan'ın sanık hakkında vermiş olduğu beyan ve teşhis tutanağının duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerektiğinde bu şahısların duruşmada usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1953 Esas, 2019/296 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesine 2. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.