Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16123 E. 2023/2273 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16123
Karar No
2023/2273
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/157 Esas, 2018/397 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. .... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/293 Esas, 2019/366 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, 1.Tanık beyanlarını kabul etmediklerine, 2.Otel birlikteliğinin geniş yorumlanmak ve tahminde bulunmak suretiyle örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğuna, 3.Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına, 4.Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgütün Karaman İli bayan yapılanması içerisinde mütevelli heyetinde yer aldığı, örgüt talimatı doğrultusunda örgüte himmet, burs adı altında para verdiği ve örgüt evlerinin maddi ihtiyaçlarını karşıladığı, sohbet adı verilen örgüt toplantılarına katıldığı, sanık hakkında beyanda bulunan ve örgütün Karaman yapılanması içerisinde küçük bölgeci olan S.Ç. ile yine sanık hakkında beyanda bulunan örgütün Karaman yapılanmasının muhasebecisi olan Ö.K. arasındaki ByLock programındaki mesajlaşmalar ile S.Ç'nin mahkememizde 12.10.2018 tarihli savunması incelendiğinde sanığın talimat doğrultusunda örgüte yüksek mitarda burs ve himmet adı altında para aktardığı, sanığın 2014 yılından sonra da örgütün sohbet toplantılarına katılmaya ve mütevelli heyeti içerisinde yer almaya devam ettiği, sanığın tüm bu hususları kabul etmediği ancak birbirleriyle uyumlu tanık anlatımlarından ve dosyada bulunan delil ve belgelerden sabit olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin yıllık değerlendirmelerinin yapılması amacıyla 2014 yılı ocak ayında Afyon İkbal Termal Otel'de yapılan toplantıya katıldığı, sanığın oğlu ve kızının yukarıda ayrıntısı belirtildiği üzere 2015-2016 yıllarında örgüte ait Özel Gevher Hatun Anadolu Lisesinde eğitim gördükleri, sanık ve eşinin ortak bir fikir ve eylem birliği içerisinde yine yukarıda ayrıntısı belirtildiği üzere Bank Asyada altın hesabı açtıkları ve bu hesaba para yatırdıkları, her ne kadar sanık talimat doğrultusunda hesap açmadığını, altınların evde durmasının sakıncalı olabileceğini düşünerek eşine verdiğini savunmuş ise de sanığın beyanına göre altınların uzunca bir süredir evde durduğu, tam talimat döneminde Bank Asyada hesap açarak para yatırdıkları hususları göz önünde bulundurulduğunda sanığın savunmalarına itibar edilmediği, sanığın eşi ile birlikte talimat doğrultusunda Bank Asyada hesap açtıkları ve para yatırdıklarının sabit olduğu, sanığın eşi olan İ.S. hakkında da mahkememizde FETÖ/PDY kapsamında kovuşturmasının olduğu ve mahkumiyet kararı verildiği, sanığın HTS kayıtlarına göre hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma ve kovuşturma yürütülen bir çok kişiyle görüşmelerinin bulunduğu, böylece sanığın eylemlerinin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösterdiği anlaşılmış olup terör örgütü üyeliği suçunu işlediği kanaatine varıldığından ve örgütteki konumu, örgüte bağlılığının yoğunluğu ve eylemleri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan alt sınırdan cezalandırılmış, sanığın bütün aşamalardaki beyanlarında etkin pişmanlıktan yararlanmayı gerektirecek herhangi bir şekilde örgüt üyelerine ilişkin isim veya örgüt faaliyetlerine dair olay ve bilgileri vermediği anlaşıldığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış ve mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.'' B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b-)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüt içerisinde düzenlenen sohbetlere katılan, sohbet grubu oluşturan, örgüte maddi destek sağlayan, örgüt içerisinde mütevelli olarak görev alan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/293 Esas, 2019/366 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16123, K. 2023/2273, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16123-e-2023-2273-k-c7eee9d77814