Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/1499 E. 2023/876 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1499
- Karar No
- 2023/876
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/225 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3-5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının sanık A.T. ve sanıklar müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.04.2017 tarihli ve 2016/7025 Esas, 2017/3769 sayılı Kararı ile özetle; terör örgütü üyeliğinin her sanık bakımından ayrı ele alınarak, her bir sanığın terör örgütüne katılma iradesinin olup olmadığı, terör örgütü ile organik bağ içine girerek yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik gösteren eylemlerde bulunup bulunmadığı tartışılarak sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinden dolayı bozulmasına, karar verilmiştir. 3. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 19.03.2019 tarihli ve 2017/336 Esas, 2019/139 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2019 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; her bir sanık adına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sanıklar adına tek vekalet ücretine hükmedilmesi apaçık yasaya aykırılık teşkil ettiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Hizbullah silahlı terör örgütüne üye oldukları iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan beraatlerine ve A.A.Ü.T 13/5 maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini aynı vekille temsil ettiren sanıklar A.T. Ve İ.E. yararına hazine aleyhine eşit olarak paylaştırılmak üzere 5.450,00 TL maktu Avukatlık ücretine hükmedilmesine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE 1136 Avukatlık Kanununun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme ile anılan maddenin ikinci cümlesinde yer alan "Beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan sanıklar müdafii lehine tek, beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Ücret Tarifesinin vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden fazla suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngördüğü, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ve incelenen dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; Danıştay 8. Dairesinin 23.05.2017 tarihli iptal kararı da gözetilerek, Aynı dosyada yargılanırken kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve beraatlerine hükmolunan sanıkların yararına olmak üzere tek maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiği, aynı davada aynı vekille temsil ettirilen her bir sanık lehine ayrı ayrı vekalet ücretinin hazineden tahsiline karar verilmeyeceği anlaşılmakla, incelenen hükümde temyiz kapsamı ile sınırlı olmaz üzere hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2017/336 Esas, 2019/139 sayılı Kararında sanıklar müdafiisince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.