Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11101 E. 2025/23754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11101
Karar No
2025/23754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/216 E., 2019/671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/161 E., 2018/116 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 02.08.2016 (sanık ... yönünden) 21.09.2016 (sanık ... yönünden) HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62, 53/1-2-3. maddeleri 58/9 maddesi yollamasıyla 58/6. maddesi, 63. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak; TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 221/4-2, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı verilen mahkûmiyet hükümleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanıklar ... ve ... ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri 1. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmek sizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi, ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, makul bir indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; 2. Kabul ve uygulamaya göre; A. Etkin pişmanlıktan yararlanan sanıklar hakkında TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin "sanık ... yönünden 20.07.2016 ", "sanık ... yönünden 02.08.2016" yerine "15.07.2016" olarak yazılması, II. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi 1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E., 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın 21.09.2016 tarihli emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun önem ve şartları da hatırlatılıp ayrıntılı beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken karar yerinde tartışmasız bırakılması, 2. Kabul ve uygulamaya göre ; Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin "21.09.2016" yerine "15.07.2016" olarak yazılması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnâmeye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, tüm sanıklar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca .. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise .. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde sanık ... yönünden oy birliğiyle, sanıklar ... ve ... ... yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (Sanıklar ... ve ... ... Yönünden) Sayın çoğunluğun “soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulundukları aşama gözetilerek makul oranda indirim yapılması gerekirken” şeklindeki bozma gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2017 tarih ve 2017/590 esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanıkların “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, .. Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle cezalandırılmalarına dair karar verildiği ve sanıklar müdafileri ile .. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusu; örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren sanığın, örgütteki konumu ve verdiği bilgilerin faydalılık derecesi nazara alındığında; bölge adliye mahkemesince hükmedilen 1/3 oranındaki indirim miktarının uygun olup olmadığına ilişkindir. Somut olay irdelendiğinde, Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yasal koşulları oluştuğundan ve örgütteki konumu itibariyle örgütün yapısı ve faaliyetleri ile diğer örgüt üyeleri hakkında faydalı bilgiler verdiğinden bahisle etkin pişmanlık hükümleri gereğince cezasında indirime gidilen sanıkların, soruşturma aşamasında verdiği beyanlarını kovuşturma aşamasında kabul etmedikleri, mütalaa alındıktan sonra yeniden etkin pişmanlıkta bulunmak istediklerini beyan ettikleri ancak bu aşamada da önceki beyanlarından bir kısmını kabul ettikleri, önceki beyanlarının sonuca etkili, etkin pişmanlığa esas teşkil eden önemli bir bölümünü reddettikleri anlaşılmakla; sanıklar hakkında etkin pişmanlık nedeniyle uygulanan indirim oranının, sanıkların konumu, verdikleri bilgiler ve aşamaları gözetildiğinde yerinde olduğundan sayın çoğunluğun "fazla ceza tayinine yönelik" bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/11101, K. 2025/23754, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-11101-e-2025-23754-k-8a9a364c258b