Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/10480 E. 2025/27860 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10480
- Karar No
- 2025/27860
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2159 E., 2019/555 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/71 E., 2018/124 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK’nın 314/2, 221/4-son, 221/5, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 221/5, 53, 58... . maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk derece mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gelen bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde ; Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılan sanık hakkında 22.07.2017 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanığın ''kendiliğinden polis merkezine gelerek teslim olması '' bunun üzerine soruşturma kapsamında yakalandığının ve etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğinin ve yargılama aşamasında da ifadelerini tekrar ettiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu anlamda örgütle tanışma,sohbetlere katılma, örgüt içerisindeki konumu gibi örgütsel faaliyetleri ile ilgili örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan, örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olmayan sanığın evlerini örgüt evi altında kiralamaları husununda ise soyut iddialar dışında başkaca kesin bir delil olmadığı hususu da dikkate alınarak örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına, çocuklarını örgütle iltisaklı okullara gönderdiğine , örgütle iltisaklı dernekte yönetim kurulu başkanlığı yaptığına yönelik deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütle ilişkisinin sempati düzeyini aşarak örgütün hiyerarşik yapısına girdiğini gösterir ve örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetini gerektirir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk oluşturmayan nitelikte olup örgüte üyelik suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılan sanık hakkında 22.07.2017 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanığın ''kendiliğinden polis merkezine gelerek teslim olması '' bunun üzerine soruşturma kapsamında yakalandığının ve etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğinin ve yargılama aşamasında da ifadelerini tekrar ettiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu anlamda örgütle tanışma,sohbetlere katılma, örgüt içerisindeki konumu gibi örgütsel faaliyetleri ile ilgili örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan, örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olmayan sanığın evlerini örgüt evi altında kiralamaları husununda ise soyut iddialar dışında başkaca kesin bir delil olmadığı hususu da dikkate alınarak örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına, çocuklarını örgütle iltisaklı okullara gönderdiğine , ... gazetesine üye olduğuna yönelik deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütle ilişkisinin sempati düzeyini aşarak örgütün hiyerarşik yapısına girdiğini gösterir ve örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetini gerektirir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk oluşturmayan nitelikte olup örgüte üyelik suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde sanık ... yönünden oy birliğiyle, sanıklar ... ve ... yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanık ... yönünden; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre sanığın aşamalardaki açık ikrarından ve tanık beyanlarından örgütün operasyonel eylemlerinden sonra da örgütsel toplantılara mütevelli olarak katıldığı, yine sanığın kendi beyanına göre kendilerine ait evlerini örgüte müzahir öğrencilerin kaldığı ışık evi olarak örgütün kullanılımına tahsis ettiğinin anlaşılması karşısında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün yerinde olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmeyerek; Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılan sanık hakkında 22.07.2017 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre sanığın ''kendiliğinden polis merkezine gelerek teslim olması '' bunun üzerine soruşturma kapsamında yakalandığının ve etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğinin ve yargılama aşamasında da ifadelerini tekrar ettiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu anlamda örgütle tanışma,sohbetlere katılma, örgüt içerisindeki konumu gibi örgütsel faaliyetleri ile ilgili örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği halde; sanığın örgütle ilişkisinin sempati düzeyini aşarak örgütün hiyerarşik yapısına girdiğini gösterir ve örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetini gerektirir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk oluşturmayan nitelikte olup örgüte üyelik suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozma yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Sanık ... yönünden ; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre sanığın aşamalardaki açık ikrarından ve tanık beyanlarından örgütün operasyonel eylemlerinden sonra da örgütsel toplantılara katıldığı, kendilerine ait evlerini eşi ... ile birlikte örgüte müzahir öğrencilerin kaldığı ışık evi olarak örgütün kullanımına tahsis ettiklerinin anlaşılması karşısında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün yerinde olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmeyerek; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği halde; sanığın örgütle ilişkisinin sempati düzeyini aşarak örgütün hiyerarşik yapısına girdiğini gösterir ve örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetini gerektirir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk oluşturmayan nitelikte olup örgüte üyelik suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozma yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.