Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2014/42042 E. 2015/2257 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2014/42042
Karar No
2015/2257
Karar Tarihi

Kasten yaralama suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 3.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-8. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına bu süre içinde ayrıca sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; oğlu ... ... yönelik kasten yaralama suçu bakımından aynı Kanun'un 231/8-c. maddesi gereğince 1 yılı geçmemek üzere şifa buluncaya kadar Cumhuriyet Başsavcılığı İlgili Denetimli Serbestlik Bürosunca belirlenecek AMATEM vb. merkezine sevki yapılmak suretiyle alkol kullanmasına ilişkin tedavisi yaptırılmak suretiyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına, bu konuda yükümlü kılınmasına; eşi ... ... yönelik kasten yaralama suçu bakımından ise öfke kontrolünün sağlanması konusunda 1 yıllık denetim süresi içinde ve en az 10 seans olmak üzere uzmanlarca seans sayısının tespit ve tayin edilmek suretiyle terapi ve gerekirse tedavisi sağlanmak suretiyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına, bu konuda yükümlü kılınmasına dair Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 31/10/2013 tarihli ve 2012/1526 Esas, 2013/1253 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 10.11.2014 tarih ve 2014/19782 – 67198 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.11.2014 tarih ve 2014/381978 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; Kararda belirtildiği şekilde her bir suç bakımından denetimli serbestlik tedbiri olarak ayrı ayrı müsnet alkol kullanmasına ilişkin tedavisi yaptırılmak ve öfke kontrolünün sağlanması konusunda en az 10 seans olmak üzere uzmanlarca seans sayısının tespit ve tayin edilmek suretiyle terapi ve gerekirse tedavisi sağlanmak mükellefiyeti belirlenmiş ise de; 1) Kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerekirken Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak ve sanığa külfet getirecek şekilde, müsnet alkol bağımlılığı ya da öfke kontrolüne yönelik ayrı ayrı denetimli serbestlik tedbiri olarak yazılı şekilde tedavi ve terapi yükümlülüğü belirlenmesinde, 2) Sanığın alkol bağımlısı ya da öfke kontrolünü sağlayamadığına ilişkin doktor raporları alınmadan doğrudan tedavi ve terapi ile yükümlü kılınmasına her bir suç bakımından ayrı ayrı yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 31/10/2013 tarihli ve 2012/1526 Esas, 2013/1253 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE; 22.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2014/42042, K. 2015/2257, T. 22.01.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2014-42042-e-2015-2257-k-a49bcd54ce09