Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/18394 E. 2013/27835 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/18394
- Karar No
- 2013/27835
- Karar Tarihi
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2000 Türk Lirası adli para cezası, kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...'ın,5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 125/1, 62 ( iki kez ), 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1500 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2012 tarihli ve 2012/36 esas, 2012/1357 sayılı kararına karşı savcılık tarafından yapılan itirazın, müşteki ve katılanın zararının karşılanmadığından bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2013 tarihli ve 2013/59 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 06.05.2013 tarih ve 2013/7291-28958 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.05.2013 tarih ve 2013/171213 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5271 sayılı Kanunun 231.maddesi uyarınca hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adli para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılap kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, gerek Türk Ceza Kanununun ve gerekse özel kanunlardaki tüm suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, CMK'nin 231/6-c bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu, bu zarardan somut ve hakimin basit bir araştırmasıyla tespit edebileceği bir zararın amaçlandığı, katılan ve müştekinin bir tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği, karara katılan tarafından itiraz edilmediği gözetilmeden, sanığın mağdurun zararını karşılamadığı ve şartları oluşmadığı biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce sanık ...'ın hakaret suçu yönünden yerinde görüldüğünden; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2013 tarih ve 2013/59 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine; 2) Sanık ... ve sanık ...'ın yaralama suçları yönünden ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 ... 842-100; 10.04.2012 ... 479-145 ve 08.05.2012 ... 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere;sanık ...'ın mağdur Naciye Küçükpomak'ta meydana getirdiği yaralama eylemi neticesinde mağdur hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 08.12.2011 ... ve 2011/11321 sayılı adli rapordan da anlaşıldığı kadarıyla, üst dudak sol yarısında hafif şişlik ve her iki bacakta ağrı tespit edildiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu;sanık ...'ın mağdur ...'ta meydana getirdiği yaralama eylemi neticesinde mağdur hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 08.12.2011 tarih ve 2011/11320 sayılı adli raporda ise; sağ ön kolda 4 cm'lik yüzeyel kesi, sağ 2- 3- 4. parmaklarda hafif ödem, ön dişlerde kısmi kırılma ve 2 tanesinin travmatik amputasyonu olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı; bununla ilgili mağdurlar tarafından sarfedilen en azından hastane masraflarının sanıklar tarafından ödenmesi yönünde herhangi bir çaba sarfedilmediği dosya kapsamından anlaşılan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmaması yönündeki mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden; Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek; kanun yararına bozma talebinin REDDİNE; dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.