Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2012/16683 E. 2012/24503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16683
- Karar No
- 2012/24503
- Karar Tarihi
Müessir Fiil suçundan sanık ...'ın,765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/2. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İhsaniye Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2002 tarihli ve 2002/30-95 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşürülmesine dair aynı mahkemenin 29.11.2010 tarihli ve 2010/67 Esas, 2010/70 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.04.2012 tarih ve 2012/5461-19598 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.04.2012 tarih ve 2012/100120 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararın kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden İhsaniye Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2010 tarih ve 2010/67 Esas, 2010/70 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.