Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/1364 E. 2016/2405 K.

Konu: İtirazın İptali Ve İflas

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/1364
Karar No
2016/2405
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali Ve İflas

MAHKEMESİ:... Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali ve iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, davalı şirketin ...şubesinden kullandığı kredisine davacının gayrimenkul ipoteğini teminat olarak verdiği ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye taraf olduğunu, kredi taksitleri ödenmeyince bankanın alacağın tahsili ve ipoteğin paraya çevrilmesi için yasal işlem başlattığını, davacının banka ile anlaştığını ve 04.07.2000 tarihinde anapara ve faiz olmak üzere 17.944.750.000,00 TL ödeyerek icra işlemlerinin sona erdirilmesi ve ipoteklerin fekkini sağladığını, davacının rücuen alacağının tahsili için Mahkeme'nin ....D.İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından infazı sırasında, borçlunun işyerindeki tüm menkul malları noter vasıtası ile başkasından kiralanmış gibi gösterdiği, haczi kabil başkaca mal bulunmadığı ve borçlunun faaliyetlerine devam ettiğinin anlaşıldığını, ilgili icra dosyasından gönderilen iflas takipli ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının itirazdaki iddialarının doğru olmadığını, kredi sözleşmesi ile iş ilişkisinin hiçbir bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, 17.944.750.000,00 TL asıl alacağa karşı yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, borçlunun iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının depo emrine esas teşkil edecek borç miktarının 08.05.2014 tarihi itibariyle 15.767,16 TL olarak hesaplandığı, usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen depo emrinin 7 günlük kesin süre içerisinde yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile...İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazının 3.558,75 TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline ve icra takibinin 3.558,75 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarı olan 3.558,75 TL'ye icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine ve davalı şirketin İİK'nın 158. maddesi gereğince iflasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, İİK'nın 158. maddesi uyarınca iflas takibinde borçlunun itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, takipli iflas prosedüründe, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda alacağın mevcut olduğunu tespit eder ve davalının itiraz ve def'ilerini yerinde bulmaz ise itirazın kaldırılmasına karar verir ve bu halde iflas takibi kesinleşeceğinden iflas talebini İİK'nın 166. maddesindeki usule göre ilan eder . Diğer yandan başka alacaklılar tarafından davaya müdahale edilmez veya yapılan itirazlar yerinde görülmez ise, borçluya alacağın ödenmesi konusunda ihtaratlı depo kararı verilir. Bu açıdan mahkemece itirazın iptali ile davalının iflasına karar verilmiş ise de, tesis edilen hüküm takipli iflas prosedürüne uygun değildir. Zira, yargılama aşamasında alacağın varlığının belirlenmesi hâlinde itirazın kaldırılmasına karar verilerek takip kesinleştirilip, daha sonra depo kararı verilmesi gerekirken, İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasındaki usul uygulanarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. 2-Kabule göre de; iflas isteyen alacaklı İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca, gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş bir dava şartıdır. Mahkemece, dava dosyasında iflas avansının hiç yatırılmadığı belirtilerek alacaklı vekiline ihtarat yapılarak belirlenen bedelin depo edilmesi gerektiği yönünde hükümle birlikte karar verilmiş ise de, dava şartı mahiyetindeki iflas avansı depo edilmeden yargılamaya devam edilmesi de doğru olmamıştır. 3-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, hükmün re'sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/1364, K. 2016/2405, T. 14.04.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-1364-e-2016-2405-k-033546b5f412