Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/6984 E. 2015/7621 K. – Asıl Ve Birleşe

Konu: Asıl Ve Birleşen Kooperatif Üyeliğinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6984
Karar No
2015/7621
Karar Tarihi
Konu
Asıl Ve Birleşen Kooperatif Üyeliğinin Tespiti

MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleşen kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine, asıl ve birleşen davada asli müdahillerin dava açmakta muhtariyetine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı ile asıl ve birleşen davada asli müdahiller vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl davada davacı vekili, davacının ..........Noterliği'nin 23.11.2009 tarih ve 51455 yevmiye numaralı kooperatif ortaklık hakkı devir sözleşmesi ile davalı kooperatife ait 278 sayılı ortaklık hak ve hissesinin tamamını kooperatif ortağı E.. İ..'den devir ve temlik aldığını, üyelik kaydının yapılması için 08.12.2009 tarihinde davalı kooperatife usulüne uygun şekilde başvurulmuş olmasına rağmen, kooperatif yönetim kurulunun 22.12.2009 tarihli cevabi yazısı ile üyeliğin tartışmalı bulunduğu ve mahkeme sonucuna göre işlem yapılacağı gerekçesi ile talebin reddedildiğini, davacının üyeliğini devraldığı E.. İ..'in kooperatif aleyhine açmış bulunduğu ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/824 Esas sayılı dosyasında lehine karar verilmesi üzerine davacının talebini tekrarlamasına rağmen üyelik kaydının yapılmadığını ileri sürerek, davacının davalı kooperatifin 278 numaralı üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı kooperatif vekili, devir işleminin hukuka aykırı ve hileli olduğunu, devir yapan vekilin azline rağmen ve yetkisiz bir şekilde vekalet görevini kötüye kullanarak devir yapmaya çalıştığını, kooperatif ortağı E.. İ.. tarafından keşide edilen Yalova 4. Noterliği'nin 11.11.2009 tarih ve 09758 yevmiye numaralı azilnamenin davalı kooperatife 17.11.2009 tarihinde, vekillerden Metin İriz'e 18.11.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, devir işleminin ise diğer vekil Levent Gökdemir tarafından 23.11.2009 tarihinde gerçekleştirildiğini, azilname karşısında devir işleminin yetkisiz bir işleme dayandığını, tebliğ işleminin oyalanması sonucunda devir yapıldıktan sonra 24.11.2009 tarihinde azilnamenin Levent Gökdemir'e tebliğinin sağlandığını, iki vekilden birisine yapılan tebligatın tüm sonuçları doğuracağından devir işleminin geçerliliğinin olmadığını, adı geçen tüm şahısların birbirleri ile muvazaalı ilişkiler içinde olduklarını, esasen hem sözleşmenin iptali davası ve hem de ilgili vekiller hakkında açılmış ceza davası olduğunu, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi ve Borçlar Kanunu hükümleri itibariyle vekillerden birisine yapılan tebligatın tüm sonuçlarını doğurduğundan devir işleminin geçersiz bulunduğunu, E.. İ.. tarafından kooperatif aleyhine açılan üyelik tespit davası derdest iken yapılmaya çalışılan devir işleminin bir tür mal kaçırma işlemi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, davacının Büyükçekmece 6. Noterliği'nin 23.11.2009 tarih ve 51457 yevmiye numaralı kooperatif ortaklık hakkı devir sözleşmesi ile davalı kooperatife ait 267 sayılı ortaklık hak ve hissesinin tamamını kooperatif ortağı ....... İçin'den devir ve temlik aldığını, üyelik kaydının yapılması için 08.12.2009 tarihinde davalı kooperatife usulüne uygun şekilde başvurulmuş olmasına rağmen, kooperatif yönetim kurulunun 22.12.2009 tarihli cevabi yazısı ile üyeliğin tartışmalı bulunduğunu ve mahkeme sonucuna göre işlem yapılacağından bahisle şimdilik kaydı ile bu talebi reddettiğini, davacının üyeliğini devraldığı Cahide İçin'in kooperatif aleyhine açmış bulunduğu .............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/820 Esas sayılı dosyasında lehine karar verilmesi üzerine davacının talebini tekrarlamasına rağmen üyelik kaydının yapılmadığını ileri sürerek, davacının davalı kooperatifin 267 numaralı üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Asıl davada asli müdahil ..........İçin ve birleşen davada asli müdahil E.. İ.. vekili, E.. İ.. ve diğer aile bireylerinin davalı kooperatif üyesi olduklarını, tüm kooperatif hisselerinin yine aile fertlerinden .............'ün eşi ...............ile kardeşi ...................'dan devir alındığını, asli müdahale talebinde bulunan aile bireylerinin üyelik kayıtlarının yapılmaması üzerine kooperatif aleyhine üyeliğin tespiti davaları açıldığını, 2009/824 E., 2009/691 K. sayılı dosyası ile müdahil E.. İ..'in, ............... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/820 Esas, 2009/690 Karar sayılı dosyası ile de, müdahil ............İçin'in üyeliğin tespitine karar verildiğini, diğer dosyalarda verilen kararların da aynı mahiyette olduğunu, bazı davalarda müdahil olarak görülen K.. O..'un, yetkisiz vekillerden muvazaalı bir şekilde kooperatif hisselerini devraldığını, asli müdahale talebinde bulunan aile bireylerinin Yalova'da ikamet etmeleri sebebiyle kooperatif hisselerinin idaresi hususunda ................ ve adamları ............. ile ..............adlı şahıslara vekâlet verdiklerini, vekâletnamelerde satış yetkisi verilmiş ise de gerçekte hisselerin idaresi ve resmi işlemlerin takibinin amaçlandığını, bu yetkilerin verilmesinde damat ve enişte olan .............ve adamlarına güvenildiğini, 2009 yılları ortalarında asli müdahale talebinde bulunanın görümcesi .............. ile .............. arasında şiddetli geçimsizlik meydana geldiği ve boşanma davası açılıp eşlerin ayrı yaşamaya başladıklarını, yaşanan bu olaylar üzerine güven ilişkisi kaybolduğundan ............ ve adamları ............r ve ..........İriz'i azletme gereği duyulduğunu, azilnamelerin davalı kooperatife 17.11.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, keşide edilen azilnamelere rağmen kötüniyetle devir işlemlerinin yapıldığını, bu devir işlemleri ile devralan kişiler tarafından tespit davaları açıldığını, asli müdahale talebinde bulunan ve aile bireylerine ait hisselerin davacı ve üçüncü kişilere satışının yetkisiz vekiller tarafından yapılan muvazaalı satışlar olduğunu, .............'e çıkarılan tebligatın geciktirilmek suretiyle 23.11.2009 tarihinde satış işleminin yapıldığını, azilnamenin vekillerden birine tebliği ile vekâlet ilişkisinin son bulduğunu, devir karşısında herhangi bir ödeme yapılmadığını, satışların ivazsız olduğunu, K.. O..'un altı adet kooperatif hissesini devir alacak mali duruma sahip olmadığını, kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, E.. İ.. ve ..........İçin yönünden asli müdahale talebinin kabulüne, ............. Noterliği'nin 23.11.2009 tarih ve 51455 ve 51457 yevmiye numaralı devir sözleşmelerinin iptaline ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatife ait 26.03.2006 ve 11.12.2005 tarihli olağan ve 08.04.2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantılarındaki katılımları ve ..............'in genel kurulda yazman ve oy sayım memuru olarak görev yapması, Mustafa Kuşaslan'ın yönetim kuruluna seçilmesi dikkate alındığında, vekiller ....., ............ ile davacı K.. O.., dava dışı ..............ve ............ın tanıştıklarını ve yakın ilişkiler içerisinde bulunduklarını gösterdiği, asli müdahil ..............İçin tarafından kooperatif hisselerinin devri için ............. ve ..........'e vekaletname verilmiş ise de, aile fertlerinden ..............ile .............arasındaki şiddetli geçimsizliğe dayalı olarak açılan boşanma davası nedeniyle eşler ayrı yaşamaya başladıklarından yaşanan bu olaylar üzerine güven ilişkisinin kaybolduğu, ..............'in azilnameyi tebellüğ etmesinden 1 gün önce 23.11.2009 tarihinde asli müdahil .... İçin'e ait ( 276 ) numaralı ortaklık hissesini K.. O..'a 13.700,00 TL bedel karşılığında devrettiği, dava konusu azilnamede muhatap olarak her iki vekilin de yer aldığı, azilnamede her iki vekilin azledildiği hususunun yer aldığı, azilnameyi 18.11.2009 tarihinde tebellüğ eden .............'in kendisi gibi diğer vekil .....'in de azledildiğini bildiği tartışılmayacak kadar açık olduğu, asli müdahil tarafından açılan kooperatif ortaklığının tespiti davasında muvazaa iddiasının ileri sürülmesi ve bu iddiaların kooperatif genel kurul toplantılarında tartışma konusu yapılması, davalı kooperatife ait anılan olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarındaki katılımları ve .................'in genel kurulda yazman ve oy sayım memuru olarak görev yapması, .............ın yönetim kuruluna seçilmesi dikkate alındığında, vekiller .........., ........... ile davacı K.. O.., dava dışı ................ve .............ın tanıştıklarını ve yakın ilişkiler içerisinde bulunduklarını gösterdiği, özellikle 20.06.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısında .............'i vekil sıfatı ile ............'in temsil etmesi dikkate alındığında, ......... ile ............r'in yakın tanışıklık içinde olduğunun anlaşıldığı, adı geçen kişilerin birden çok kooperatif hisseleri üzerindeki tasarrufları bilebilecek durumda olduklarının kabulünün gerekeceği, dolayısıyla ..............'in söz konusu azilnameden haberdar edildiği, ............'in adresine gönderilen azilname tebligatının 19.11.2009 tarihinde yeni adresine sevk edilmesinden hemen sonra 23.11.2009 tarihinde asıl ve birleşen davadaki hisse devir sözleşmelerini yapması, 1 gün sonra da 24.11.2009 tarihinde azilnameyi tebellüğ etmiş olması karşısında ...............'in vekalet ilişkisindeki sadakat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı, vekaletin kötüye kullanıldığı, vekilin bu davranışının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, vekil ........ ile dava konusu hisse devir sözleşmesini yapan davacı K.. O..'un TMK'nın 3. maddesi anlamında iyiniyetli kabul edilebilmesi ve bunun sonucu olarak yapılan sözleşmelerin geçerli olabilmesi için vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmemesi veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak bulunmaması gerektiği, davacının TMK'nın 3. maddesi anlamında iyiniyetli sayılamayacağı, dava konusu yapılan hisse devir sözleşmelerinin geçerli kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davalı kooperatifin söz konusu hisse devirlerini kabule zorlanamayacağı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine, asli müdahillerinin kooperatif hisse devirlerinin iptali hakkında dava açma hususunda muhtariyetine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asli müdahiller vekili temyiz etmiştir. 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyizi yönünden; Asıl davada asli müdahil E.. İ..'in, .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.11.2009 tarih ve 824 E., 691 K. sayılı kararı ile, birleşen davada asli müdahil ..........İçin'in aynı mahkemenin 05.11.2009 tarih ve 820 E., 690 K. sayılı kararı ile üyeliğinin tespitine karar verildiği, kararların işbu dava açılmadan önce kesinleştiği, asıl ve birleşen davada davacıya, anılan davaların karar tarihinden sonra devir yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2)Asli müdahiller Cahide İçin ve E.. İ.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; a)Asli müdahiller vekilince 23.11.2009 tarih ve 51455 ve 51457 Yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesinin iptali istenmiştir, müdahale dilekçesi ile aynı tarihli makbuzla 21,15 TL başvurma harcı yatırılmış ise de harç makbuzunun üzerinde davacının adı yazılmıştır. Davacının bu tarihte başvurma harcı yatırmasını gerektirecek herhangi bir işlem bulunmadığından, bu makbuzun asli müdahiller tarafından yatırılmış olduğu kabul edilmiştir. Karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 sayılı Kanun 15. ve 21. maddeleri) Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir. Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nisbete göre alınan harçtır (1 sayılı Tarife, madde III/1-a) Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır. (1 sayılı Tarife, madde III/2) Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı öngörülmüştür. Asli müdahilerin talebi maktu karar ve ilam harcına tabi olup, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince harç tamamlanmadan müteakip işlemleri yapılmaz. Mahkemece, harcın ikmali için aynı Kanun'un 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re'sen harç tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde, yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, karar ve ilam harcı alınmadan davanın yürütülüp karar verilmesi doğru olmamıştır. b)Asli müdahiller vekilince maktu harcın tamamlanması halinde, mahkemece dava konusu yapılan hisse devir sözleşmelerinin geçerli olmadığı kabul edildiğine göre, asli müdahillerce açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 65. maddesi uyarınca asli müdahale yoluyla açılmış davaların varlığı ve bu davaların asıl ve birleşen yargılama ile birlikte yürütülmesi ve karara bağlanması gerektiği gözardı edilerek, asli müdahillerin dava açmakta muhtariyetine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asli müdahiller yararına, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re'sen BOZULMASINA, aşağıda yazılı harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, asıl ve birleşen davada müdahillerden alınan peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/6984, K. 2015/7621, T. 26.11.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2014-6984-e-2015-7621-k-bd6a6b604fcd