Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/896 E. 2013/28983 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/896
Karar No
2013/28983
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, uluslararası römorklu vasıta şoförü olarak aralıksız çalıştığını, iş akdinin 22.04.2009 tarihinde haklı ve yasal bir neden yokken yasaya aykırı olarak feshedildiğini, emeklilik nedeni ile işten ayrıldığını, çalıştığı dönemlere ilişkin hak ve tazminatlarının davalı işverenler tarafından ödenmediğini, bu nedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel hafta tatili, ücret ve yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının amirine küfür ve hakaret ettiğini, saldırma girişiminde bulunduğunu, bu sebeple disiplin kurulu kararı ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5/II. maddesi gereğince haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, Avrupa ülkelerine ... yapan şoförlerin fazla mesai talep etmelerinin mümkün olmadığını, izinlerini kullandığını, kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkı olmadığını, davanın reddni talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, olayın akışı ile ilgili olarak davalı tanık anlatımları arasında çelişkiler bulunduğu, disiplin kurulu kararının da davacıya tebliğ edilmediği, davacının bu suretle davalının kıdem ve ihbar tazminatlarından taleple bağlı kalınarak sorumlu olacağını, davalının genel tatil gün çalışmalarının ücret bordrolarına yansıtıldığı beyanının olduğu ancak bunu ispatlayamadığını, davacının ücret alacağının ve yıllık izin alacağının ödendiği konusunda davalı tarafın ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, tır şoförlerinin yurt dışında çalışma saatlerini serbestçe düzenleme yetkisinin bulunduğunu dikkate alarak yurt dışı çalışma nedeniyle fazla mesai, hafta tatili ücreti istemi olanağı bulunmadığı göz önünde tutularak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz: Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. maddesinde “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” öngörülmüştür. 21.12.2011 tarihli, 28149 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6/1. maddesi: “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur...” hükmünü içermektedir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesinde, "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz." hükmü yer almaktadır. Buna göre hükmedilecek vekalet ücreti dava miktarı itibariyle 1.200,00 TL’nin aşağısında kalmasına rağmen anılan madde gereği 1.200,00 TL’den az olamayacaktır. Ancak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 30.06.2011 tarihli YD İtiraz No: 2011/321 numaralı kararı ile konusu para ile değerlendirilen davalarda hükmedilecek nispî avukatlık ücretinin Tarifeye göre belirlenen maktu avukatlık ücretinin altında kalması durumunda, hükmedilecek maktu vekâlet ücretinin de asıl alacağı geçmeyeceği yönünde bir sınırlandırma getirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, asıl alacak tutarından fazla maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğuracak şekilde asgari sınır getirilmesine yönelik tarife kuralının tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek nispî avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten (maktu avukatlık ücreti) az olamayacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesinin son cümlesinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2. maddesi "Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez." hükmünü içermektedir. Somut olayda, mahkemece, reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2. maddesi gereğince davalı yararına 350,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 42,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ancak, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca, hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ : Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasındaki h. maddesinde yazılı olan “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesine göre 42,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/896, K. 2013/28983, T. 12.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-896-e-2013-28983-k-5e0c36eedf90