Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/34796 E. 2013/30941 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/34796
Karar No
2013/30941
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının, davacının 1998 yılında Kültür Bakanlığı Milet gişe görevlisi olarak işe başladığını, 2004 yılında ... Valiliği İl Özel İdaresine atamasının yapıldığını, evinin Söke'de olması nedeniyle talebi üzerine 2006 yılında Söke Kaymakamlığı İlçe Özel İdare Müdürlüğüne atamasının yapılarak o tarihten işlem tarihine kadar bu işyerinde çalıştığını, ... Valiliğinin 27/02/2012 tarihinde davacıya "yasal hakları saklı kalmak kaydıyla "imza ile yazı tebliğ ettiğini, 26/01/2012 tarihli bu yazıya göre "Kaymakamlık Makamı ibaresini kullanarak, imtiyaz sağlamaya çalıştığı, kasaba halkı ile yaptığı münakaşada Kaymakamlık Makamında çalıştığını söyleyerek baskı kurmaya çalıştığı, ayrıca personel fazlalılığı olmasının" gerekçe gösterilerek 10/02/2012 tarihinde de ... iline nakil yazısının yazıldığını, davacının ... l.İdare Mahkemesine dava açtığını ancak 04/04/2012 tarih 2012/284 esas ve 2012/784 karar numaralı kararla; görev yönünden davanın reddedildiğini, görevsizlik kararında davacı hakkındaki nakil işleminin kişisel husumetten kaynaklandığı, bu husumette hukuki bir zemin yaratılmak istendiğinin anlaşıldığı, davacının sağlık problemleri bulunduğu, koltuk değneği ile hayatını sürdürdüğü,dayanağı olmayan nakil işleminden dolayı mağdur olduğunu, davacının eşinin ve evini Söke'de olması sebebiyle, koltuk değneği ile her gün minübüse binerek ...'daki işyerine gidip gelmek zorunda bırakıldığını belirterek, hukuki dayanaktan ve maddi gerekçelerden yoksun ... ... Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğüne naklen atanmaya dair 2400 sayılı ... Valiliği yazısına dayanan 10/02/2012 tarih 2489 sayılı işlemin iptali ile davacının eski işyerine iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, ayrıca açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, çünkü davacının İlçe Özel İdare Müdürlüğünden İl Özel İdare Müdürlüğüne atandığını ,İl Özel İdaresinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğunu, kendisini temsile yetkili olduğunu, ... ile ilgisi bulunmadığını, İl Özel İdaresine usulüne uygun tebligat yapılmasını talep etmiş, ayrıca hizmet gereği olarak personel fazlalığı da dikkete alınarak Söke İlçe Özel İdare Müdürlüğünden, Merkez Müdürlüğünde bulunan Plan Proje ve İnşaat Müdürlüğüne emrine naklen valilik Makamının oluruyla atamasının yapıldığını, ayrıca kasaba halkı ile yaptığı münakaşalarda Kaymakamlık Makamında görevli olduğunu söyleyerek halk üzerinde baskı kurmaya çalıştığını belirterek açılan davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. ... vekili de, açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca hizmet gereği olarak Valilik Makamının onayıyla atama işleminin yapıldığını, ayrıca davacının Kaymakamlık Makamını kullanarak kendisine imtiyaz sağlamaya çalıştığını ve personal fazlalığı da bulunduğundan atanmasının yapıldığını, yapılan işlemin yerinde olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, naklen atama yazısının 27/02/2012 tarihinde tebellüğ edildiği, davacının tebellüğ ederken "yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla " ibaresini koyarak tebliğ-tebellüğ belgesini imzaladığı sabit olduğu, davacı 27/02/2012 tarihinde söz konusu atama yazısını imzalamış olmasına rağmen ... l.İdare Mahkemesine 22/02/2012 tarihinde dava açtığı, her ne kadar davacı Söke İlçe Kaymakamlığına bir başvuruda bulunmamış ise de, Valilik Makamına verdiği 22/02/2012 tarihli dilekçe ve ekleri, İl Özel İdaresinin 23/02/2012 tarih ve 3325 sayılı yazı eki ile Söke Kaymakamlığına gönderdiği, davacının naklen atama yazısını tebliğ-tebellüğ etmeden önce İdare Mahkemesine dava açması ve ... Valilik makamına buna ilişkin dilekçe vermesi karşısında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince altı günlük süre içerisinde başvurmadığı şeklindeki itirazın yerinde olmadığı, davacının gerek İdare Mahkemesine dava açması gerekse Valilik Makamına yapılan atamayı kabul etmediğine dair dilekçe vermesi yapılan nakil atama işlemine rızasının olmadığını açıkça ortaya koyduğu, davacının özürlü olduğu, evinin ve eşinin Söke ilçesinde bulunduğu, her gün Söke'den ...'a gidip gelmek zorunda bırakılacağı, mağdur olacağı halde ... ... Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğüne atandığı ve işyerinde esaslı bir değişiklik yapıldığı, Kanuna, TİS'e ve yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre işyeri değişikliği haklı bir nedene dayanması gerektiği, davaya konu nakil -atama işleminin gerekçelerinin personel fazlalığı ve "kaymakamlık makamı" ibaresini kullanarak kendisine imtiyaz sağlamaya çalışması, daha önceden de kasaba halkı ile yaptığı münakaşalarda kaymakamlık makamında görevli olduğunu söyleyerek halk üzerinde baskı oluşturmaya çalışması olarak gösterilmiş ise de, bu gerekçelerin usul ve kanuna uygun olarak alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere birbirinden bağımsız ve birbiri ile ilgisiz gerekçeler olduğu, bu gerekçelerin 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde ve Toplu İş Sözlemesinin 42. Maddesinde yer alan görev yeri değişikliğinde geçerli olan gerekçelerden olmadığı, kaldı ki,ileri sürülen gerekçeler soyut kalıp, somut delillerle davalı taraflarca da ispatlanmadığı, her iki davalı da husumet itirazında bulundukları, valilik makamının oluru ile davacının İlçe Özel İdare Müdürlüğünden İl Özel İdare Müdürlüğüne nakli yapılmış ise de,davacının işverenin İl Özel İdare Müdürlüğü olduğu belirlendiğinden ,davalı ...'nın hasım olmadığı onun yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, bu durumda davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davaya konu nakil-atama işleminin iptaline ve davacının eski işyeri olan Söke İlçe Özel İdaresindeki aynı görevine iadesine karar vermek gerektiği, bunun hakkaniyete daha uygun olacağı sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, işverenin görevden alma ve nakil işleminin geçerli olup olmadığı noktasındadır. Borçlar Hukuku’nun hizmet akti hükümlerinde ve gerekse 4857 sayılı Kanun’da, işverenin yönetim hakkı kapsamında işçinin işyerini veya işini değiştirmesi durumunda, bu işlemin iptali için öngörülmüş bir dava türü bulunmamaktadır. Bu konuda tek hüküm sendika işyeri temsilcileri ile ilgili 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 30/3 maddesidir. Bu hükme göre “İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez veya işinde esaslı bir tarzda değişiklik yapamaz. Aksi halde değişiklik geçersiz sayılır”. 4857 sayılı Kanun’da bu konu ile ilgili getirilen düzenleme ise 22. madde de belirtilmiş olup, buna göre “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir”. Bu düzenlemede de işçinin esaslı değişiklik şeklinde olan nakil işlemini kabul etmeme olanağı bulunmakta, bu işlemin iptali için dava yolu bulunmamaktadır. Yargı yoluna başvurma ancak, değişikliğin kabul edilmemesi üzerine işveren tarafından gerçekleştirilecek fesih nedeni ile olanaklıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalıya ait işyerinde kadrolu işçi olarak hizmet akdine dayalı olarak çalışmakta iken görevinden alınarak ... İli merkezinde Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü bünyesinde çalışmak üzere görevlendirildiği, iş sözleşmesinin sona ermediği, davacının işyeri sendika temsilcisi olmadığı bu nedenle 2821 sayılı Kanun'un 30. maddesinden yararlanamayacağı, davacının tek dayanağının, esaslı değişiklik olarak niteleyebileceği bu nakil işlemini, 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca kabul etmemekten ibaret olduğu, sendika işyeri temsilcisi olmayan davacı işçinin bu atama işleminin iptali için yargı yoluna başvurma olanağının bulunmadığı, davacı işçinin dava açıldığında iş ilişkisi kapsamında çalıştığı, davadan önce iş ilişkisi nedeni ile işverenin yönetim hakkı kapsamında görev yeri değişikliği nedeni ile bu işlemin iptalini isteme olanağı olmadığı, İş hukukunda işverence alınan karar ve yapılan işlemlerin iptaline ilişkin bir uygulama bulunmadığı, davacının nakil işlemi ve buna bağlı olarak yapılan işyeri değişikliğinden dolayı iş şartlarının aleyhe değişikliği sebebiyle sözleşmeyi bozma hakkını kullanmadığı ve nakledildiği yerde çalışmaya başladığı, işverence de nakil dışında sözleşmenin feshine yönelik bir işlem yapılmadığı dikkate alınarak, mahkemece işveren iradesi yerine geçecek şekilde hüküm kurulmasının mümkün olmadığı da gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken,hatalı yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/34796, K. 2013/30941, T. 30.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-34796-e-2013-30941-k-bdfd19770d3e