Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/7741 E. 2012/27607 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7741
Karar No
2012/27607
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin 01.11.2007 tarihinden itibaren, tıbbi malzeme tanıtım, uygulama ve pazarlamacısı olarak davalı işyerinde kesintisiz çalıştığını, sigortasının 16.04.2008 tarihinden başladığını, aylık ücretinin net 3.000,00 TL olduğunu, ayrıca ameliyatlardan da %5 prim aldığını, ücret alacakları ödenmediği için, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 24/II-e. maddesi gereği ... sözleşmesini feshettiğini belirterek, kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının sekreter olarak çalıştığını, vasıfsız bir eleman olduğunu, asgari ücret aldığını, 3.000,00 TL ücret ve %5 prim almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu 01-02-03.....2010 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmemesi üzerine, 4857 sayılı Kanun'un 25/2-g. maddesi gereği ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, bu sebeple kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, ödenmemiş ücret alacağının bulunmadığını, yıllık izinlerini kullandığını ve fazla çalışmasının bulunmadığını, davalı şirketin genel tatil günlerinde çalışmasının olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının asıl işveren olup ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, davacının davalı işverenlikte çalıştığı tarihler arası süre üzerinden kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izin süresinin kullandırıldığının davalı tarafça ispat edilemediğinden yıllık izin alacağına hak kazandığı fazla mesai ve hafta tatili alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle ... sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı Kanun'un 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine 4857 sayılı Kanun da, 5953 sayılı Basın ... Kanunu'nun 14. maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmemiştir. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu ... sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir. Ücreti ödenmeyen işçinin bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi kanuni yollardan talep etmesi mümkündür. Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar ... görme edimini yerine getirmekten kaçınması, ... ilişkisinin devamında bazı sorunlara ... açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı sebebe dayanarak ... sözleşmesini feshetme ... da tanınmıştır. İşçinin ücretinin kanun veya sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi işçiye bu imkanı verir. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin kanun ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanmış olması gerekir. 4857 sayılı Kanun'un 24/II-e. bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir. İşçinin ücretinin işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü sebebiyle ödenememiş olmasının sonuca bir etkisi yoktur. İşçinin ücretinin bir kısmını 4857 sayılı Kanun'un 33. maddesinde öngörülen ücret ... fonundan alabilecek olması da işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmaz. Somut olayda, davacı Mayıs ayına ilişkin net 3.000,00 TL olarak ödenmesi gereken maaşının 850,00 TL olarak ödenmesinin teklif edildiğini, kabul etmemesi üzerine işten ayrılmasının sözlü olarak söylendiğini belirterek Mayıs ayına ait maaşı, üç yıllık izin ücreti ile ihbar ve kıdem tazminatının bir ay içinde ödenmesini aksi halde yasal yollara başvuracağını işverene ihtaren bildirmiştir. Davacı ... sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ispat etmelidir. Alınan bilirkişi raporunda sekreter olarak çalışan davacının iddia ettiği ücreti alamayacağı ve ücretinin asgari ücret olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu durumda davacının gerçek ücretinin tartışmaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, davacının iddiası ve davalının savunması yeniden değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/7741, K. 2012/27607, T. 07.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-7741-e-2012-27607-k-adf03ed337a8