Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2012/9939 E. 2012/14039 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/9939
- Karar No
- 2012/14039
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren faiziyle tahsiline aksi yöndeki kurum işleminin iptaline davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların kesilme tarihinden itibaren faizleri ile birlikte ödenmesine ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, Bartın İl Jandarma Komutanlığı tarafından tutulan tutanakta, davacı ve eşinin boşanmadan sonra ayrı yaşadıkları, davacının oğlu ...'in yanında kaldığı, davacının özürlü çocuklarına bakmak için eşinin evine gittiğinin tespit edildiği, dinlenen tanıkların da tutanak doğrultusunda beyanda bulundukları anlaşıldığından, davanın kabulü ile davaya konu kurum işleminin iptaline ve davacıyı davalı kurumca ödenmesi gereken ölüm aylıklarının aylık kesim tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ve davacının kuruma kesilen ölüm aylıkları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hakkında verilen boşanma kararı 11/10/2001 tarihinde kesinleşen davacıya 1981 yılında yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 19/10/2008 tarihi itibariyle kesilerek, 19/10/2008-19/12/2009 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir. Somut olayda, davacı... Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/09/2001 tarih ve 2001/65 E, 2001/107 K. sayılı ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmıştır ve karar 11/10/2001 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıya babası nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 66, 75 ve devamı maddeleri uyarınca yetim aylığı bağlanmıştır. 23/11/2009 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesilerek, Kurumca, kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra, 19/10/2008 sonrası ödemeler borç kaydedilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Dosyada bulunan Nüfus Müdürlüğünün yazısının ekinde bulunan belgelerden davacı ve boşandığı eşi ...'ın ... ... Köyü ...Mevkii No:8... Bartın adresinde ikamet ettikleri ve adres tespitinin 2006 yılında TUİK tarafından yapıldığının bildirilmiş olması, 23/11/2009 tarihli SGK Kontrol Memuru Raporunun ekinde bulunan ifadesinde köy muhtarı ...'ın davacı ve boşandığı eşinin beraber yaşadıklarını bildirmiş olması, söz konusu raporda davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettiklerinin bildirilmiş olması göz önüne alındığında davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.