Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2011/6073 E. 2011/11923 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6073
Karar No
2011/11923
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.231.00 TL 12.2.2010 tarihinden 54.531.46 TL 10.5.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline,aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, 3201 sayılı Yasa'ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle iptal edildiğini belirterek Kurum işleminin iptalini ve yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 600 günlük askerlik borçlanması, 1479 sayılı Yasa kapsamında 8023 günlük çalışması ve 3201 sayılı Yasa kapsamında 598 günlük yurtdışı borçlanması ile birlikte toplam 9221 prim ödeme günü karşılığında 1.8.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 16.11.1999 tarihinden itibaren ...Tekstil Tur.San.Tic.Ltd.Şti'nin kurucu ortağı olması nedeniyle 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesinin I/d bendine göre sigortalı olduğu ve anılan şirketin 16.11.1999 tarihinden itibaren vergi kaydı bulunduğu, 5754 sayılı Yasa ile değişik 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesine göre; bu Kanuna göre aylık bağlananlardan yeniden çalışmaya başlayanların aylıklarının çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilmesi gerektiğinden Kurum tarafından davacıya bağlanan yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin “B” bendinde “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar, anılan yasada 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile yapılan değişiklikle, 3201 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle aylık bağlananların, Türkiye’de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği belirtilmiş ise de; yürürlük tarihi ve her yasanın kendi yürürlük döneminde uygulanması gerektiği gözetildiğinde, anılan değişikliğin davacı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece, 5997 sayılı Yasa'nın 15.maddesi ile 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.6.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacının çalışmasının hangi tarihte son bulduğunun da yöntemince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının , şirket ortaklığı nedeniyle ticari faaliyetinin 19.06.2010 tarihinden önce sona erdiği belirlenir ise bu tarihten, çalışmasının 19.06.2010 tarihine kadar devam ettiği belirlenir ise Yasa'nın açık hükmü karşısında Yasa'nın yürürlük tarihinden itibaren yaşlılık aylığını yeniden bağlaması gerektiği ortadadır. Yapılacak iş, davacının limited şirket ortaklığı nedeniyle vergi, oda ve esnaf ve sanatkar siciline kaydı bulunup bulunmadığını ilgili yerlerden sormak, zabıta araştırması yapmak, tarafların gösterecekleri tanıkları ve komşu işyeri tanıklarını dinlemek, davacının çalışmasının hangi tarihte son bulduğunu yöntemince belirlemek, davacının çalışmasının 19.06.2010 tarihinden önce sona erdiği belirlenir ise bu tarihten, çalışmasının 19.06.2010 tarihine kadar devam ettiği belirlenir ise Yasa'nın açık hükmü karşısında Yasa'nın yürürlük tarihinden itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.12..2011 gününde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/6073, K. 2011/11923, T. 01.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2011-6073-e-2011-11923-k-7c40363be031