Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/789 E. 2023/3211 K. – İstirdat
Konu: İstirdat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/789
- Karar No
- 2023/3211
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3049 E., 2022/2949 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/363 E., 2022/425 K. Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında Kurumca Denizli 4. İcra Müdürlüğünün 2020/3729 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacının icra takibi nedeniyle haciz baskısı altında takibe konu miktarı ödediğini, ancak davacının Kuruma borcu olmadığının tespiti ile haksız yere ödediği bedelin iadesinin gerektiğini, zira davacıya 01.01.2017 tarihinde emekli aylığı bağlandığını, Almanya Emeklilik Sigortasından 6 ay işsizlik parası almış olduğu için Kurum tarafından emeklilik maaşının askıya alındığını, Kurumca işsizlik parası alınan 6 aylık dönem için emeklilik maaşının iadesinin talep edildiğini, davacının Kuruma 6 aylık maaş iadesi yaptığını, Kuruma ilgili döneme ait maaş iadesi yapılmış olmasına rağmen geriye dönük alınan maaşlara ilişkin olarak davacı aleyhine takip başlatıldığını, takibe konu borcun haricen ödendiğini, maaşların iadesi Kuruma yapıldıktan sonra davacıya ait güncel hizmet belgesi temin edilerek tercümeli olarak Kuruma sunulduğunu, 6 aylık maaş ödemesi Kuruma yapılıp gerekli belgeler sunulduktan sonra Kurum tarafından davacıya emekli aylığının yeniden bağlandığını, durumdan da anlaşılacağı üzere davacı aleyhine başlatılan icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, icra dosyasına yapılan 22.736,73-TL ödemenin 25.08.2021 olan ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacıya Kurumdan 42/714429 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığını ancak Alman Sigorta Kurumundan gelen 16.11.2018 tarihli hizmet belgesine göre davacının Türkiye'den emeklilik tarihi ve sonrasında yurt dışı çalışmalarının devam ettiğinin tespit edildiğini, ayrıca davacının Kuruma vermiş olduğu 18.07.2019 tarihli talebinin ekinde yer olan Almanya hizmet belgesinden de 01.01.2017-31.12.2018 tarihleri arasında Almanya'da çalıştığının ve işsizlik sigortası yardımı aldığının tespit edildiğini, davacının yurt dışındaki çalışmasının ve işsizlik sigorta yardımının sona erdiği tarih olan 31.12.2018 tarihini takip eden ayın başı olan 01.01.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlandığını, davacının 3201 sayılı Kanun uyarınca kesin dönüş şartını yerine getirmediği tespit edildiğinden Kurum tarafından ödenen aylıklara ilişkin 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b bendi gereğince yersiz ödeme çıkartılarak davacıya 18.01.2019 varide tarihli ve 1057025 sayılı borç bildirim belgesinin gönderildiğini, davacının adresinin Almanya'da olması nedeniyle tebligatın yapılamadığını, bunun üzerine Denizli 4. İcra Müdürlüğünün 2020/3729 E. sayılı dosyasında 18.326,30-TL asıl alacak ve 7.829,00-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 26.155,30-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına konu borcun davacı tarafından ödendiğini, 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi hükmü ve 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b bendi hükmü gereğince Kurumun işlemlerinin Kanun hükümlerine uygun olup işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosyadaki kayıt ve belgelerden; kurum sigortalısı davacıya, 19.12.2016 tarihli aylık tahsis talebine istinaden 16.06.1973-30.09.1977 ve 18.09.1979-02.10.1983 tarihleri arasında toplam 3000 gün yurt dışı borçlanması, 19.10.1977-24.06.1979 tarihleri arasındaki askerlik borçlanması ve 10.11.2016-11.11.2016 tarihleri arasında Türkiye'de geçen 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamındaki 2 gün sigortalılık hizmetleri esas alınarak 01.01.2017 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin (A) bendi gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, Alman Sosyal Sigorta Merciinden davalı Kuruma gönderilen 12.11.2018 tarihli hizmet belgesine göre davacının Alman Rant Sigortası kapsamındaki çalışmalarının aylık tahsis tarihini de kapsar şekilde halen devam ettiğinin anlaşılması üzerine davacının yaşlılık aylığının iptal edilerek 17.02.2017-17.08.2018 tarihleri arasında yapılan aylık ödemelerinin yersiz oluğundan bahisle borç tahakkuk ettirildiği, borcun tahsili amacıyla 27.02.2020 tarihinde davalı SGK tarafından davacı aleyhine Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3729 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davacının 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yoluyla takip konusu alacağı ve bununla birlikte icra takip giderleri ile icra avukatlık ücretini 25.08.2021 tarihinde davalı Kurumun banka hesabına yatırarak ödediği, söz konusu ödemenin istirdatı talebiyle açılan eldeki davada, davacı sigortalının tahsis talebini de kapsayan tarihlerde halen yurt dışında sigortaya tâbi olarak çalışmaya devam ettiği, buna göre tahsis talep tarihi itibarıyla yurda kesin dönüş koşulunun oluşmadığı, hal böyle iken, davacının takip konusu alacaktan sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte maddi veya hukuki bir olgunun varlığının iddia ve ispat edilemediği, bu itibarla davacı sigortalının, yaşlılık aylığından yararlanılabilmesi için yasada öngörülen koşulları sağlayamadığından davacının aylığının başlangıçtan itibaren iptalinde bir hata bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının ikamet ettiği Almanya'da ülke mevzuatına tabi herhangi bir işte çalışmadığını, sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almadığını, Almanya'da çalışma yaşamına ilişkin tüm ilişkilerini ve o yerdeki tüm sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgili ilişiğine son vererek yurda dönme gayesi ve amacında olup yüksek mahkeme kararlarında da izah edildiği üzere kanun kapsamında aranan yurda kesin dönüş şartını sağlamış olduğunu, bu nedenle söz konusu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile hüküm kuran yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yurt dışı çalışmalarını borçlanması sonrasında aylık bağlanan davacının sonrasında Almanya'da işsizlik sigortası yardımı aldığı, bu cihetle yurda kesin dönüş koşulunu yerine getirmediği anlaşıldığından aylığı kesilerek tarafına borç çıkarıldığı, esas yönünden kurum işleminde yasalara aykırı bir işlem bulunmadığı, kaldı ki davacının bu borcu yapılandırma yasası hükümlerinden yararlanarak ödediği, anılan yasa hükümlerinin ihtirazi kayıt konulmasına engel olduğu gibi yasadan yararlanarak yapılan ödemelerin istirdadının da hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, istirdat istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.