Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2011/1800 E. 2012/18584 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1800
Karar No
2012/18584
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte tahsiline yönelik 05/03/2010 gün ve 3548903 sayılı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, Davacı ...’a bağlanan yaşlılık aylığının 02/04/2009 tarihinden itibaren kesilmesine ilişkin davalı kurumun 05/03/2010 tarih ve 3548903 sayılı işleminin iptaline karar vermiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 04/12/1985 tarihli bildirgeyle 03/09/1985 tarihinde başlayan vergi kaydına göre girişinin yapıldığı, davacının 22/08/2006 tarihinde yurdışında geçen hizmetlerini 3201 sayılı yasaya göre borçlanma talebinde bulunduğu ve borçlanma bedelini 11/09/2006 tarihinde ödediği, davacının 14/09/2006 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu ve 01/10/2006 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının vergi kaydının son olarak 31/12/2006 tarihinde son bulmuş olup 02/04/2009 tarihi itibariyle vergi kaydının yeniden başladığı, Kurum tarafından 05/03/2010 tarih ve 3548903 sayılı yazı ile 02/04/2009 tarihinde vergi kaydı ve ticari faaliyetinin başlaması ve devam etmesi sebebiyle yaşlılık aylığının 02/04/2009 tarihi itibariyle iptal edildiğinin, yersiz ödeme tutarı olan 7.007,81 TL'nin ödenmesinin gerektiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı almaya başladığı 01/10/2006 tarihinden sonra 5510 sayılı Yasa'nın 4/b (mülga 1479 sayılı Yasa) kapsamındaki çalışmalarının devam etmesi nedeniyle 3201 sayılı Yasa'nın 6. maddesinden yararlanarak bağlanan yaşlılık aylığının 5510 sayılı Yasa'nın 96. maddesine göre yersiz ödeme nedeniyle geri alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır. 5510 sayılı Yasa'nın 96/1.maddesine göre " Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır." 14/09/2006 yaşlılık aylığı yazılı istek tarihinde yürürlükte bulunan, 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesine göre Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesi 5997 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değiştirilmiş olup Yasa'nın yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden itibaren Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Somut olayda, 01/10/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlayan davacının 02/04/2009 tarihi itibariyle vergi kaydının yeniden başladığı ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/b (mülga 1479 sayılı Yasa) kapsamındaki çalışmalarının devam ettiği ve böylece Türkiye'de çalışmaya devam ettiği anlaşılmakla 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesine göre davacının vergi kaydının başladığı 02/04/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alması mümkün değildir. 3201 sayılı Yasa'nın 6/B maddesi 5997 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değiştirilerek Yasa'nın yürürlüğe girdiği 19/06/2010 tarihinden itibaren Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiş ise de bu kuralın Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki uyuşmazlıklara uygulanması mümkün değildir. Bunun yanında, Türkiye'de çalışmaya devam ettiği anlaşılan davacının, 5510 sayılı Yasa'nın 96. maddesine göre Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanarak tahsil ettiği yaşlılık aylığını geri ödemekle yükümlü olduğunu bilmesi gerektiğinden Borçlar Kanunun 63. maddesinden de yararlanamaz. Bu durum Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/06/2012 tarih 2012/1-196 Esas 2012/396 Karar sayılı kararında da belirtilmektedir. Bu nedenle Kurumun 02.04.2009 tarihinden itibaren ödenen yaşlılık aylığı ve faizinden oluşan toplam 7.007,81 TL'yi 5510 sayılı Yasa'nın 96. maddesine göre geri istemesi yerinde olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/1800, K. 2012/18584, T. 02.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2011-1800-e-2012-18584-k-911105d01a26