Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/6100 E. 2011/11509 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6100
Karar No
2011/11509
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 16.12.2008- 20.8.2009 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olmadığının tesbitine aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, bu dönem arasında tahsil edilen primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 16.12.2008-20.8.2009 tarihleri arasında tarım ... sigortalılığının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile davacının 16.12.2008-20.8.2009 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 4/b-4 maddesi ile "tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını", 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesi " tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği" 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği"bildirilmiş,3.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesinde ise "Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı" belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33 maddesinde ise "Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz”hükmü getirilmiştir. İhtilaflı dönem itibariyle uygulanması gereken 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesinde "Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı" bildirilmiştir. Dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden davacının davalı kurum tarafından1.2.1986- 7.12.1987,16.12.1987-20.3.1988,5.4.1988-24.12.2005 ve 16.12.2008-20.08.2009 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı sayıldığı, Ziraat Odası kaydının 1.1.1996, Kooperatif kaydının ise 5.2.2003 tarihinden itibaren devam ettiği, 506 sayılı Yasa kapsamında çalıştığı tarihlerin 8.12.1987- 15.12.1987, 21.3.1988- 4.4.1988, 25.12.2005- 15.1.2006, 10.3.2006 -25.4.2006, 16.8.2006- 20.11.2006, 12.1.2007-18.10.2007, 18.10.2007- 6.12.2007, 2008/1.dönem- 3.12.2008, 4.12.2008-15.12.2008,3.2.2009-25.2.2009, 16.5.2009- 29.9.2009, 31.10.2009-(devam) arasında bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık davacının bir kısmında 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında çalışmasının da bulunduğu 16.12.2008-20.8.2009 tarihleri arasındaki dönem ile çakışan ve öncesinde başlayıp devam eden Tarım ... sigortalılığının iptal edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. İhtilaflı dönem olan 6.12.2008-20.8.2009 tarihleri arasında davacının Tarım ... sigortalılık şartlarını taşıdığı ve önden başlayan sigortalılığın tarım ... sigortalılığı olduğu açıktır. Prim cetvelinden de somut olayda 5510 sayılı Yasanın geçici 17.maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak 5510 sayılı Yasanın 6/1-ı maddesinde ; Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar'ın sigortalı sayılmayacağı ve aynı yasanın 6/2 maddesinde ise birinci fıkranın (ı)bendinin uygulanmasında Türkiye Ziraat Odalar Birliğinin görüşünün alınacağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesinde ise 6/1-(ı) bendinde belirtilen "otuz" ibaresinin bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için "onbeş" olarak uygulanacağı ve prime esas günlük kazancın otuz katını geçmemek üzere takip eden her yıl için bir puan artırılacağı bildirilmiştir. Yapılacak iş öncelikle davacının ihtilaflı dönem olan 6.12.2008-20.8.2009 tarihleri arasındaki tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz bilgilerinin açık bir şekilde tespit edildikten sonra 5510 sayılı Yasanın 82 maddesi uyarınca Türkiye Ziraat Odalar Birliğinden bu miktarda taşınmaza sahip birisinin tarımsal faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan aylık ortalamasının prime esas günlük kazanç alt sınırının 2008 yılı için 15, 2009 yılı için 16 katından az olup olmayacağını sormak ,tarımsal faaliyeti nedeniyle davacının kazancını tespit etmek ve sonucuna göre ihtilaflı dönemde davacının Tarım ... sigortalılığı hakkında bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/6100, K. 2011/11509, T. 28.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-6100-e-2011-11509-k-228e764032bb