Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/295 E. 2026/6198 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/295
Karar No
2026/6198
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/170 E., 2025/2771 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/267 E., 2023/548 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadının reddedilen tazminat istemleri ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasında karşılıklı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı açılan boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince yukarıda belirtilen yönlerden temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin kendisine yüklenen kusurlar dışında arkadaşlık sitelerine üye olup güven sarsıcı davranışta bulunduğu, buna ilişkin delillerin erkeğin mail hesabının açık olduğu tabletten elde edilmesi karşısında hukuka aykırı delil olarak değerlendirilemeyeceği, bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3.Boşanmada maddî ve manevî tazminata ilişkin 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadın eşin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın eş yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden BOZULMASINA, 3.Yukarıda (1) paragrafta belirtildiği üzere kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/295, K. 2026/6198, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-295-e-2026-6198-k-9140d8a0f902