Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9218 E. 2026/3774 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9218
Karar No
2026/3774
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2332 E., 2025/2255 K. DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/1696 E., 2025/823 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından ... ile ilgili davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile; 22 Ayar altın 200 gram olan ziynetlerin aynen iadesine davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş, taraflarca hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından ... yönünden davanın reddi yönünden temyiz edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 585 inci maddesine göre adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez; ancak, borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması, borçlu aleyhine Türkiye’de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, borçlunun iflasına karar verilmesi, borçluya konkordato mehli verilmiş olması hâllerinde doğrudan doğruya kefile başvurabilir.

Mahkemece davalı ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş olup davacının alacağını davalı ...'dan takip yoluyla tahsil edememesi halinde, davalı ...'a yönelik dava ve takip hakkının bulunduğu, kararın davalı ... yönünden kesin hüküm teşkil etmediği bu gerekçe ile usulden ret gerektiği anlaşılmış, ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.

KARAR Açıklanan sebeple; Davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9218, K. 2026/3774, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-9218-e-2026-3774-k-9adbcfd6eaaf