Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/89 E. 2025/6901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/89
- Karar No
- 2025/6901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2136 E., 2024/2117 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/370 E., 2024/394 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kabul edilmeyen yoksulluk nafakası talepleri, tedbir nafakası miktarı, maddî ve manevî tazminat miktarları ile istinaf vekâlet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası ile istinaf vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinde bir mahkeme hükmünün hangi hususları kapsaması gerektiği açıklanmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (c) alt bendine göre hüküm; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir. Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince kadının yoksulluk nafakası talebine yönelik kurulan gerekçede ".... Davacı-karşı davalı vekili dilekçeler aşaması geçtikten sonra verdiği 14.06.2024 tarihli dilekçesi ile yoksulluk nafakası talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekilinin dilekçesi ıslah dilekçesi mahiyetinde olmayıp talep dilekçesi niteliğinde olması nedeniyle talebinin değerlendirilme imkanı bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince davacı-karşı davalı tarafın yoksulluk nafakası talebinin reddi kararı hatalı olmuştur. Bu doğrultuda davacı-karşı davalının yoksulluk nafakası talebi yönünden verilen hükmün kaldırılmasına, davacı-karşı davalının yoksulluk nafakası talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmek gerekmiştir..." dendiği, ancak hüküm kısmında "...Davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin dilekçeler aşamasında usulüne uygun talebi olmaması, usulünce bu yönde ıslahı da bulunmadığından reddine..." karar verilerek yoksulluk nafakası yönünden gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmıştır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince kadının yoksulluk nafakası talebi yönünden gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılmadan, 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine uygun biçimde, gerekli unsurları içeren bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre yoksulluk nafakasının esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.