Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/8241 E. 2025/8807 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8241
Karar No
2025/8807
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1955 E., 2024/1832 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/1024 E., 2024/603 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile maddî, manevî tazminat ve miktarları, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile maddi, manevi tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının karşı boşanma davasının da kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına toptan yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata, erkeğin tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, özellikle ceza dosyası ve kesinleşen kararlarından tarafların karşılıklı olarak birbirlerine yönelik hakaret ve fiziksel şiddet eylemlerinde bulundukları anlaşılmıştır. Bu hale göre; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taarfların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda kadın yararına maddî ve manevî tazminat verilmesinin yasal koşulları oluşmadığından isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu kadın yararına tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile davalı-davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden davacı-davalı erkek yararına BOZULMASINA,

2.Davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden Filiz'e yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden Ahmet'e iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8241, K. 2025/8807, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-8241-e-2025-8807-k-5493adf9e14e