Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/4554 E. 2025/12097 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4554
- Karar No
- 2025/12097
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/690 E., 2025/387 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/418 E., 2023/787 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, velâyet, maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakasının miktarları, iştirak nafakası talebinin reddi, ziynet alacağı davasının reddi yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakası, kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Velayet kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkemece ortaya çıkan koşulların değerlendirilmesi ve res'en dikkate alınması gerekir. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine bırakılabilir. Ayrıca, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi durum ve koşullara göre 4721 sayılı Kanun'un 349 uncu maddesi gereğince velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. İlk Derece Mahkemesince velayet yönünden yapılan değerlendirmede müşterek çocukların bir süre annelerinin yanında kaldığı, daha sonra babalarının yanına gittikleri ve halen babalarının yanında kaldıkları, kadının velayet talebinin olmadığı ve çocukların baba yanında yaşamak istedikleri belirtildiğinden müşterek çocukların velayetinin babaya verilmesine, anne ile aralarında kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir. Davacı-davalı vekili tarafından velayete ilişkin verilen karar istinaf edilmemiş olmakla davacı-davalı kadın vekilince istinaf başvuru süresi dolduktan sonra 13.03.2025 tarihinde sunulan dilekçe ile velayet hakkı kendisine verilen babanın ortak çocuklara fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, bu hususun savcılık makamına taşındığı, çocukların devlet koruması altına alındığı, kadının başvurusu üzerine Ankara 2.Aile Mahkemesi tarafından 2025/1230 D. İş 2025/1227 K. Numarasıyla babanın gösterdiği şiddet sebebiyle uzaklaştırma kararı verildiği ve müşterek çocukların velayetinin 3 ay süre ile anneye bırakıldığı ileri sürülerek müşterek çocukların velayetinin anneye verilmesi talep edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, velayete ilişkin verilen karar istinaf edilmediğinden bu konuda değerlendirme yapılmadığı belirtilmiş ise de; velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu ve her aşamada delil sunulabileceği yönündeki ilke de göz önüne alınarak davacı-davalı kadının aşamalardaki ve temyiz dilekçesindeki iddiaları doğrultusunda erkeğin ceza dosyalarının velayet düzenlemesine esas olmak üzere ilgili yerlerden istenerek incelenmesi, her iki ebeveyn ve ortak çocuklar ile görüşme yapılmak suretiyle psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan inceleme yapılması istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velâyeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması ve diğer deliller de gözetilmek suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının menfaatine olacağı tespit edilerek velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocukların velayet düzenlemesi yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.