Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3555 E. 2025/10459 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3555
- Karar No
- 2025/10459
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2015 E., 2025/504 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Selim Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/563 E., 2024/80 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı kadın vekili tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, taraflar arasında sağlıklı bir cinsel ilişki gerçekleştirilememesinde kusurun erkek eşte olduğu, bu nedenle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadın lehine manevi tazminata karar verilmiştir. Karara karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesi yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı erkek vekilince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Mahkemece erkeğe, "cinsel ilişkinin gerçekleştirilememesi" vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de tarafların yaklaşık fiilen bir ay bir arada kaldıkları, eşlerin cinsel ilişkiye girmelerine engel bir rahatsızlığının rapor edilmediği, her ne kadar kadının bakire olduğu ve cinsel ilişkinin gerçekleşmediği sabit ise de, sağlıklı bir cinsel ilişkinin yaşanması için makul bir sürenin geçmesi gerektiği, somut olayda eşlerin fiilen birlikte kaldıkları süre dikkate alındığında; yeni evlenen eşler arasında ortaya çıkabilecek cinsel sorunların çözümü ve sağlıklı cinsel ilişkinin yaşanabilmesi için mâkul bir sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceği, bu durumda davalı erkeğe cinsel ilişkiye girmeme vakıasının kusur olarak yüklenmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, erkeğin ispatlanan bir kusuru olmayıp kadına da yüklenecek bir kusur bulunmadığından, davanın reddi gerekirken kabulü doğru değilse de boşanma hükmü istinaf ve temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş, hükmün kusur belirlemesi yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 3.Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca boşanma sonucu manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. İlk Derece Mahkemesince erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına şartları oluşmadığı halde manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.