Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3344 E. 2025/11026 K.
Konu: karşılıklı olarak açılan boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3344
- Karar No
- 2025/11026
- Karar Tarihi
- Konu
- karşılıklı olarak açılan boşanma
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/719 E., 2025/32 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/531 E., 2021/901 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı ... vekili tarafından tedbir nafakası miktarı, yoksulluk nafakasının miktarı, tazminat taleplerinin reddi, kusur belirlemesi yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadın lehine hükmedilen toptan yoksulluk nafakası, erkeğin reddedilen tazminat talepleri ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş olup kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen son kararda; kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş olup kararın davacı davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen son kararda; başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına taraflar yukarıda belirtilen yönlerden temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut uyuşmazlıkta tarafların Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır, davacı-karşı davalı kadının az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken Mahkemece, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı- karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı- karşı davalı ... yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, davacı- karşı davalı ... yararına hükmedilen toptan yoksulluk nafakası miktarı azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı- karşı davalı ... yararına kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri ve toptan yoksulluk nafakasının miktarı yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı ... vekilinin sair temyiz tirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.