Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2976 E. 2025/10204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2976
Karar No
2025/10204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2392 E., 2025/96 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/127 E., 2023/308 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından eksik araştırma ile karar verildiği, kusur belirlemesi, kadının kabul edilen davası, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, mal rejimi tasfiyesi taleplerinin tefrik edilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2..İlk Derece Mahkemesince karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, taraflarca istinaf talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine, kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yoksulluk nafakası miktarının artırılmasına, sair itirazların esastan reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında davacı- davalı erkeğin; tanık beyanlarına göre kadının iletişim vasıtalarıyla ailesiyle görüşmesini kısıtladığı bu kusurun sürekli olduğu bu haliyle affedilmiş sayılamayacağı ve erkeğe kadının iletişim vasıtalarıyla ailesiyle görüşmesini kısıtladığı kusurunun da eklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, davacı- davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı- davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı- davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

4.Davalı-davacı kadın vekili tarafından dava dilekçesinde mal rejimi tasfiyesi talebinde de bulunulduğu, ancak İlk derece mahkemesince bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeple; 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, davalı- davacı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi, davalı- davacı kadının mal rejimi tasfiyesi talebi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmediği yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,

2.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden .................ye iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...................ye yükletilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2976, K. 2025/10204, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-2976-e-2025-10204-k-c32a2488b3a1