Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2908 E. 2025/10994 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2908
- Karar No
- 2025/10994
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2399 E., 2025/76 K. DAVA TÜRÜ : Kusur Tespiti (TMK md.181/2) İLK DERECE MAHKEMESİ : Demre Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2023/117 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı müteveffa erkek tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak boşanma davası açılmış, yargılama devam ederken davacı erkek 22.02.2022 tarihinde vefat etmiş, evlilik davacı erkeğin ölümü ile son bulmuştur. Davaya davacı erkeğin mirasçıları tarafından 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kusur tespiti yönünden devam edilmiş, İlk Derece Mahkemesince davacı erkeğin davanın devamı sırasında 22.02.2022 tarihinde ölümü ile evlilik birliği ölümle sona erdiğinden, davalı kadının, 4721 sayılı Kanun'un 181/2. maddesi uyarınca kusurlu olduğunun tespitine hükmedilmiş, hüküm davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince; davacının 87 yaşında davalının ise 82 yaşında olduğu, davacının 2.davalının ise 3.evliliğinin olduğu, ortak çocuklarının bulunmadığı, davacının davalının çocukları ile ilgilendiği, davalının küçük oğlunun evliliğini gerçekleştirmesinde, iş kurmasında davacının maddi destek olduğu, davacının son zamanlarda iyice yaşlandığı ve kör olduğu, bakıma muhtaç olduğu ancak davalı tarafından bakılmadığı gibi davacının çocukları tarafından tutulan bakıcılar ile anlaşmadığı kavga ettiği, evden gitmesi için elinden geleni yaptığı, davalının davacının parası ile kendi çocuklarına bir şeyler aldığı ve davacıyı para kaynağı olarak gördüğü, davalının evinin yiyecek ve içeceklerini çocuklarına dağıttığı, davacının çocuklarının her ziyaretinde babalarının hasta olduğunu elden ayaktan düştüğünü, davacının yetersiz ve kötü beslendiğini öğrendikleri ve araştırma sonucu davacının davalı ile yalnız kaldığı zamanlarda sadece çorba ile beslendiği gerekçesiyle kadının kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, yapılan yargılamada toplanan delillere göre tanık beyanlarının bir kısmının soyut, bir kısmının ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu; kaldı ki tarafların ileri yaşta oldukları, evliliğin 2002 yılında kurulup uzun yıllar sürdüğü ve kadının tanıklarının görgüye dayalı beyanları dikkate alındığında eşlerin ağırlıklı olarak dışarıya kapalı şekilde yaşadıkları, dolayısıyla evlilik birliği içeresinde yaşanan olaylarla ilgili olarak doğrudan bilgi sahibi olmayan ve davada mirasçıları haklı çıkarmaya matuf tanık anlatımlarına üstünlük tanınarak davalıya kusur yüklenmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek kusuru ispat edilememiştir. Hal böyle iken İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Kanun'un 181/2. maddesi uyarınca, davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı erkeğin ölümü nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmamış olması da doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.