Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/10803 E. 2026/6248 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10803
Karar No
2026/6248
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1254 E., 2025/1953 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/820 E., 2024/710 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, maddî ve manevî tazminat, nafakalar ile yemin teklifinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. Yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince davacı-davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; toplanan deliller ile dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden davalı-davacı erkeğin Gürcistan Batum'daki taşınmazından gelen kira geliri ve emekli aylığı bulunduğu, 17.08.2022 tarihli Sosyal Ekonomik Durum Araştırma Tutanağı'na göre davacı-davalı kadının ise Bodrum ilçesinde 1 evi, İstanbul ilinde 1 evi ve 2 aracı bulunduğunun ve kira geliri olduğunun anlaşıldığı, ayrıca davacı-davalı kadın vekilinin 19.09.2022 tarihli dilekçesinde kadının yaşam koçluğu yaptığını ve kendisini geçindirecek gelir elde ettiğini beyan ettiği, bu haliyle kadının boşanma sebebiyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175 inci maddesi gereğince boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşulları davacı kadın yararına oluşmamıştır. Öyleyse davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10803, K. 2026/6248, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-10803-e-2026-6248-k-3ec80f62f7c9