Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/614 E. 2026/6251 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/614
Karar No
2026/6251
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/176 E., 2025/1226 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/332 E., 2023/451 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından katılma yoluyla maddî ve manevî tazminat miktarları ile yoksulluk nafakası miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her ne kadar davalı erkeğe "...borçları nedeniyle eve haciz geldiği..." kusuru yüklenmiş ise de davacı kadının tanığı ortak çocuk ...'nin beyanına göre gelen haczin tam tarihinin belli olmamakla birlikte bu olaydan sonra evlilik birliğinin devam ettiğinin, bu haliyle davacı kadının, davalı erkeği affettiğinin veya en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiğinin ve bu eylemin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin ve davalı erkeğe sadakat yükümlülüğünü ihlal olarak yüklenilen eylemin de mevcut delillere göre güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının, yine de kabul edilen ve gerçekleşen kusur durumuna göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/614, K. 2026/6251, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-614-e-2026-6251-k-398619d7db68