Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/10622 E. 2026/6069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10622
- Karar No
- 2026/6069
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1637 E., 2025/1796 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/899 E., 2023/930 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası, ortak çocuk... yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarı ile iştirak nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ortak çocuk ... yararına hükmedilen nafakaların miktarı ve nafaka artış oranına hükmedilmemesi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve aleyhe hükmedilen tazminatlar yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların ortak çocuklarından ... yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarlarının az olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının "A-5" bendini kaldırarak ortak çocuk yararına Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden itibaren aylık 3.000,00 TL tedbir nafakası ödenmesine, nafakanın hükmün kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası olarak devamına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının "A-4" üncü bendinde ... yararına "dava tarihinden hüküm kesinleşinceye kadar" aylık 500,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. ... yararına hükmedilen tedbir nafakası hakkında yeniden hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesi, kararın "A-4" üncünü bendini kaldırmayarak çelişkiye ve infazda tereddüte sebebiyet vermiştir. Ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarlarının artırılması doğru olmakla birlikte; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili hükümlerinin tümden kaldırılarak hangi tarihler arasında ne kadar tedbir nafakası ödeneceği hususunda çelişkiye sebebiyet vermeyecek şekilde hüküm kurulması ve yine kadın vekilinin dava dilekçesi içeriğinde iştirak nafakasına ÜFE oranında artış yapılmasını talep ettiği göz önünde bulundurularak nafakaya ÜFE oranında artışa hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4.Tarafların ortak çocuklarından... yargılama sırasında, 25.06.2024 tarihinde ergin olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuk ...'in velâyeti, kişisel ilişki talebi ve iştirak nafakası hakkında "karar verilmesine yer olmadığı" na karar verilmesi gerekirken nafakanın türü belirtilmeden sadece nafaka hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve İlk Derece Mahkemesi kararının "A-4" üncü bendinde ortak çocuk ... yararına hüküm kesinleşinceye kadar tedbir nafakası ödeneceği hüküm altına alınmış olduğundan, bu bendin kaldırılarak yargılama sırasında ergin olan ortak çocuk yararına asıl dava tarihinden ergin olduğu tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2), (3) ve (4.) paragraflarda açıklanan nedenlerle davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davacı-davalı kadın vekilinin sair, davalı-davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Metin'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Fatma'ya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.