Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4547 E. 2025/1718 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4547
Karar No
2025/1718
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/207 E., 2024/323 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/284 E., 2023/818 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davaları, nafaka ve tazminat miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının kabul edilen davaları, velâyet, nafaka ve tazminatlar yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı-karşı davalı kadın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı erkek de kadının Mikail ile ilişkisi olduğu, evi terk ettiği iddiaları ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı karşı boşanma davası açmış; davacı-karşı davalı kadın tarafından 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesine dayalı birleşen boşanma davası açılması üzere davalı-karşı davacı erkek de kadının birleşen boşanma davasına karşı "kadının Mikail ile ilişkisine devam ettiği iddiasıyla tekrar 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine dayalı karşı boşanma davası açmış, Mahkemece "kadının her iki davasının ve erkeğin ilk açtığı karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin kadının birleşen davasına karşı açtığı karşı davasının ise ilk davası ile aynı vakıalara dayanması, farklı bir sebebe ve vakıaya dayanmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin, kadının birleşen davasına karşı açtığı karşı davasında talep, vakıa ve dava tarihlerinin farklı olup derdestlikten söz edilemeyeceği, iş bu davanın da kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğu, kadının Mikail ile güven sarsıcı davranışlarının erkek eşin buna dayalı ilk davasından sonra da devam ettiği gerekçesiyle erkeğin kadının birleşen davasına karşı açtığı karşı davasının da kabulüne karar verilmiş olduğu görülmüştür. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin birleşen davaya karşı açtığı karşı davasının da kabulüne karar verilmiş ise de taraflardan birinin "aynı kişi" ile değişik zamanlarda güven sarsıcı davranışlarda bulunması halinde yapılan her bir güven sarsıcı davranış "kül" halinde yalnızca tek bir dava konusu yapılabilir. Başka bir ifadeyle aynı kişi ile değişik zamanlarda gerçekleşen güven sarsıcı davranışlar talep yönünden bu kusurun bölünebilir nitelikte olmaması ve aynı kişi ile ilk davadan sonra devam eden güven sarsıcı davranışların kül halinde tek bir kusurlu eylem olarak kabulünün zorunlu bulunması nedeniyle ayrı davalara konu edilemez. Bu itibarla davalı-karşı davacı erkek eşin "güven sarsıcı davranış vakıasına dayalı olarak açmış bulunduğu bir dava mevcut iken bu eylemin devam ettiğinden bahisle ve sadece aynı vakıaya dayalı olarak açılan karşı davanın dinlenebilirlik niteliği mevcut olmayıp "mesmu olmayan" iş bu karşı davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıdaki paragraflarda belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin birleşen davaya karşı açtığı karşı davasının kabulü yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre boşanma davaları ve fer'îleri hakkında yeniden karar verilmesi gerekli hale geldiğinden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4547, K. 2025/1718, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-4547-e-2025-1718-k-838ec9fd5f15