Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/2740 E. 2024/255 K. – Boşanma
Konu: Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2740
- Karar No
- 2024/255
- Karar Tarihi
- Konu
- Boşanma
... MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1585 E., 2023/22 K. DAVA TARİHİ : 03.02.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/69 E., 2021/518 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince taraf vekilleri tarafından açılan her iki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ... kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ailesinin müvekkiline yönelik hakaretlerine sessiz kaldığını, çocuk olmamasının müvekkilinin suçu gibi görüldüğünü, davalının tüp bebek tedavisinde de müvekkilini yalnız bıraktığını, güven sarsıcı ve sadakatsiz davranışlarının olduğunu, tarafların 1 Temmuz 2019 tarihinden bu yana ayrı yaşadıklarını, davalının aralarındaki ilişkinin bittiğini ve son sözünün bu olduğuna ilişkin mektup bıraktığını belirterek bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721Sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı-davacı erkek vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; kadının kıskanç olduğunu, müvekkiline bağırmayı ve hakaret etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, müvekkilinin ailesiyle kavga ettiğini, birlik görevlerini aksattığını, ağız kokusu problemini gidermek için çaba sarf etmediğini belirterek bu nedenle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 50.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, tarafların delil olarak ileri sürdüğü ve duruşmada bizzat dinlettikleri tanıkların sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu karşılıklı iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davaların ayrı ayrı reddine, tarafların maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına dava tarihinden itibaren aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devam etmek üzere erkekten alınarak kadına ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Taraf vekilleri istinaf dilekçelerinde ayrı ayrı özetle; tarafların birbirlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini ve halen ayrı yaşadıklarını kusur belirlemesinin hatalı yapıldığını belirterek reddedilen davalarına yönelik ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; tarafların birbirlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini ve halen ayrı yaşadıklarını, kusur belirlemesinin hatalı yapıldığını belirterek reddedilen davalarına yönelik ayrı ayrı temyiz kanun yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; tarafların boşanma davalarının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, kusur tespiti, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 166 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.